Beşiktaş'ta transfer gündemi yine hararetli, sanki ortalıkta mangal yakmışlar da dumanı bizi boğuyor. Yeni hocamız Vincenzo Italiano gelmiş, hoş gelmiş, sefalar getirmiş. Ama anlaşılan kendisi takımı kurarken bütçeye değil, playstation'daki kadrosuna bakmış! Adam resmen oturmuş, 'Şunu da alayım, bunu da alayım, oh mis!' diye bir liste yapmış. Kaleciymiş, sol bekmiş, orta saha ve forvetmiş... Sanki kadroda tek adam kalmamış, komple takım kuruyoruz mübarek! Hani bu mevkilere takviye istemek normal de, o isimler ne öyle hocam?
Listeye bakıyorsun, hoca ayakları iyi kaleci istemiş, Chevalier ve Caprile'yi işaretlemiş. Hadi eyvallah, en azından topu sektirmezler. Sol beke Kassoum Ouattara demiş. 6 numaraya da Roland Mandragora. Buraya kadar 'eh idare eder, belki olur' diyorsun, buralardan bir şeyler çıkar. Ama sonra Anguissa falan uçuşmaya başlıyor ortada, hani şu Napoli'nin sağlam orta sahası. 'Hayırdır hocam, Napoli'den mi geliyorsun?' diye sormadan edemiyor insan, sanki Serie A'da şampiyonluğa oynuyoruz.
Gel gelelim, zirveye koyduğu isim Dusan Vlahovic! Yahu hocam, Dusan Vlahovic mi? Hani şu Juventus'un golcüsü Vlahovic? Transfermarkt'ta piyasa değeri bizim Süper Lig'deki takımların toplam değerinden fazla olan Vlahovic! Cidden mi? Beşiktaş yönetimi de haklı olarak 'Hocam, o iş biraz maliyetli, bizim kasada o kadar para yok' demiş (demese şaşardık). Ama başkan Serdal Adalı da çıkmış, 'tüm şartları zorlayacağım' demiş. Hadi bakalım başkan, tüm şartları zorlarken bankadan kredi mi çekersin, yoksa Vlahovic'i ikna edip Beşiktaş formasının ağırlığına mı güvenirsin, hep beraber göreceğiz. Bizim Vlahovic'i getirme ihtimalimiz, benim bu yaz tatile Monaco'ya gitme ihtimalimle aynı seviyede diyeyim de sen anla! İyi hayaller hocam, iyi hayaller...