Abi şimdi kahvede muhabbet ederken ne diyeceğiz bilmiyorum ama 2026 Dünya Kupası'nda öyle bir gece yaşandı ki, "maçlar berabere bitse de eve gitsek" diye yemin etmişler sanki. Dört maç oynandı, dördü de berabere bitti! Sanırsın puanları paylaşma şenliği var. Özellikle bizim favori dediğimiz İspanya, Allah affetsin ama Yeşil Burun Adaları'na karşı 0-0'la başladı turnuvaya. Ya arkadaş, Yeşil Burun Adaları! İlk kez gelmişler, bir de puan almışlar, helal olsun ne diyelim. İspanyollar da "dur ilk maçtan yormayalım kendimizi, nasılsa diğer maçları alırız" kafasına mı girmişler ne?
Diğer maçlar da aşağı kalır yanı yoktu. Belçika'yla Mısır kapıştı, Mısır öne geçti, Belçika golü kendi kalesine atıp "dur Mısır, sen hiç üzülme, bak biz sana yardımcı olalım" dedi herhalde, 1-1 bitti. Suudi Arabistan'la Uruguay maçı desen, Suudiler öne geçti, Uruguay "dur hele, bu maçı da kimseye vermeyiz" diyerek son dakikalarda eşitliği sağladı. İran'la Yeni Zelanda kapışması ise gol düellosuna döndü, tam 4 gol oldu ama o da ne? Yine 2-2 bitti. Sanki "gol atın ama kazanamayın" diye özel bir kural koymuşlar.
Peki gecenin asıl "vay be" dedirten anları neresiydi biliyor musunuz? Rekorlar... Uruguay'ın efsane kalecisi Muslera, "ben bu yaşta hala oynarım arkadaş" diyerek ülke tarihinin Dünya Kupası'ndaki en yaşlı oyuncusu oldu. Yeşil Burun Adaları'nın kalecisi Vozinha da boş durur mu, 40 yaşında İspanya'ya duvar oldu, en yaşlı kaleci olarak kaleyi gole kapatma rekorunu kırdı. Ama en bomba haber bence İspanya'dan geldi: Mikel Oyarzabal diye bir arkadaş var, Yeşil Burun Adaları maçının ilk 30 dakikasında topa bir kere bile dokunamamış! Düşünsenize, taa 1966'dan beri böyle bir şey yaşanmamış. Herhalde tribünden mi izledi maçı, anlamadım ki. Futbolcu diye sahaya çıkarmışlar adamı, uzay mekiği görmüş masum köylü gibi durmuş.
Yeni Zelanda'dan Elijah Just iki golle takımının ilk çok gol atan oyuncusu, Chris Wood da ilk çok asist yapan oyuncusu oldu. İran'dan Ramin Rezaeian da gol ve asisti bir arada yapan ilk İranlı olarak geceye damga vurdu. Yani anlayacağınız, bu gece goller atıldı, rekorlar kırıldı ama ne hikmetse kazanan çıkmadı. Sanki herkes "aman ben kazanmayayım da beraberlik olsun" diye anlaşmış gibi. Dünya Kupası'nın ilk haftası mıydı neydi, garip bir başlangıç oldu vesselam. Bakalım ilerleyen maçlarda bu "beraberlik sevdası" devam edecek mi, yoksa birileri "ben bu maçı alırım kardeşim" diyecek mi hep beraber göreceğiz.