Arkadaşlar, durun size dün geceki maçtan bahsedeyim. Hani şu 2026 Dünya Kupası H grubundaki Uruguay-Suudi Arabistan maçı var ya? Aman Allah'ım! Bizim o 'dünya devi', 'güçlü bilek' diye tanıdığımız Uruguay, Miami'nin sıcağında erimiş mi ne, az kalsın Suudi Arabistan'a mağlup oluyordu! Düşünsenize, 41. dakikada Abdullah Al Amri denen arkadaş bir gol attı, Uruguaylılar o an sahada 'Acaba biz yanlış sahaya mı çıktık?' diye bakınırken, ilk yarı 1-0 bitti Suudilerin lehine. Sanki rakip Brezilya'ydı, değil Suudi Arabistan! Bu performansı izlerken ben utancımdan yerin dibine girdim, onlar ne yaptı bilmem.
İkinci yarıda da Uruguay, bizim mahalle takımının bile daha organize hücum edeceği kadar zorlandı. Tam 80. dakikada, sağ olsun Maxi Araujo sahneye çıktı da, 1 puanı zor bela kurtardılar, maç 1-1 sona erdi. Yani kısacası, Uruguay adına tam bir 'zoraki beraberlik' durumu. Ama tüm bu kaosun, bu 'nasıl olur?' anlarının ortasında bizim efsane kalecimiz Fernando Muslera, rekor kırdı durdu. 39 yaş 364 günle, Diego Godin'i geride bırakarak Dünya Kupası'nda Uruguay forması giyen en yaşlı oyuncu olmuş. Helal olsun kaptana! Yetmedi, 136. kez milli formayı giyerek Edinson Cavani'yi yakalamış. Valla Muslera'nın performansı, takımdan daha efsaneydi diyebiliriz, çünkü o rekorlar olmasaydı bu maçtan konuşacak pozitif hiçbir şeyimiz olmazdı.
Şimdi Uruguay, bir sonraki maçta Yeşil Burun Adaları'yla karşılaşacakmış. Umarım o maçı da 80. dakikada attıkları golle zar zor berabere bitirmezler de, Muslera'nın bu rekor sevinci iyice buruk bir anıya dönüşmez. Suudi Arabistan ise İspanya'yla oynayacakmış. Artık onlar da 'Biz Uruguay'a puan kaptırdık ama İspanya'dan puan alırız' falan diye şaka yaparlar herhalde. Futbol bu, kim kime dum duma!