Arkadaşlar, hani derler ya, 'başlamak bitirmenin yarısıdır' diye... Bizimkiler 2026 Dünya Kupası'na, ki bu turnuva ABD, Meksika ve Kanada üçlüsünün ev sahipliğinde oynanıyor, Avustralya'ya karşı 2-0'lık başlangıçla, bitirmeyi bayağı bir zorlaştırmış gibi duruyor. D grubunda işler biraz karıştı tabii. Bizim 'kan kardeş' ABD, Paraguay'ı 4-1 öptü de geçti, biz de o arada Avustralya'dan iki tane yedik. E doğal olarak ilk maçlar sonunda üçüncü sıradayız, sürpriz mi? Pek değil. Ama merak etmeyin, bu olayın bir de bilimsel boyutu var!
Tabii bizim takımın her maçı sonrası bir 'bilimsel' analiz furyası başlar. Bu sefer de Athletic diye bir yer, sırf bizim keyfimizden mahrum kalmayalım diye, 2026 Dünya Kupası'nı tam 100 bin kez simüle etmiş! Bildiğin, robotlara top oynatmışlar 100 bin kere! Bakalım bizim çocuklar, bu 'siber' maçlarda neler yapmış?
Bu kadar bilimsel verinin, algoritmanın, yapay zekanın sonucunda ortaya çıkan tablo şu: A Milli Takım'ın son 32'ye kalma ihtimali tam yüzde 52! Yani, yazı tura atsan neredeyse daha kesin bir sonuç çıkar gibi. 'Ya olur ya olmaz'ın bilimsel açıklaması bu galiba. Grup birincisi olma ihtimalimiz yüzde 11, ikincisi yüzde 14, üçüncüsü de yüzde 26'ymış. Bu rakamları toplayınca da anlıyoruz ki, herhalde bu yüzde 52'nin büyük bir kısmı 'en iyi üçüncüler' kontenjanından gelme. Süper bilgisayar bile bize 'aman ha, işi şansa bırakmayın, biraz da rakiplerin puan kaybetmesini bekleyin' diyor herhalde.
Şimdi bu %52'yi %100'e çevirmek için sahada robotlar değil, bizim çocukların terlemesi gerekecek. Sıradaki maçlar: 20 Haziran'da Paraguay, 26 Haziran'da da o 4-1'lik ABD'yle. Paraguay maçı 'tamam mı, devam mı' maçı olacak gibi. ABD'ye karşı zaten 'bir mucize yaratın' der gibi duruyor hesaplar. Bakalım bu kadar simülasyon, bu kadar ihtimal, sahada neye dönüşecek. Yoksa maç sonu, 'bilgisayar böyle demiyordu' diye mi diyeceğiz yine? Hayırlısı diyelim, top yuvarlak ama bizim takımın yolu biraz virajlı.