Eeh be Zeki Kardeş! Bakıyorduk senin sözleşme bu ay bitiyor, Avrupa'da serbest kalacak tek Türk sağ bek sen mi kalacaksın derken, bir baktık Roma seni 2029'a kadar 'Kusursuz Fırtına' filmindeki gibi adeta zincirlemiş! Hani bu 'ayrılıyor, gitmiyor' muhabbeti vardı, bizimkiler de (malum Galatasaray-Fenerbahçe ikilisi) pusuya yatmıştı, ‘Acaba bedava mı gelir?’ diye. İşte o hayaller, o umutlar su an itibarıyla resmi olarak '2029'a kadar bekleyin bakalım' moduna geçti.
Anlaşılan o ki, Gasperini reis gelmiş, takımı Şampiyonlar Ligi'ne taşımış, bir bakmış 'bu Zeki ne kadar sessiz sakin işini yapıyor ya!' demiş. Hani öyle Maradona gibi top sürmez, Messi gibi gol atmaz ama sağ bek işte, görevini yapar. Geçen sezon 45 maçta 1 gol 4 asist yapmış ki, sağ bek için fena değil hani. 'Ay aman gol mü atamadı?' diyenlere selam olsun, topu çizgiden çıkarıyor mu, defans yapıyor mu ona bakın!
Şimdi 2029 ne demek biliyor musunuz? Yani futbol kariyerinin hatırı sayılır bir kısmını Roma'ya adadı Zeki. Bursaspor'dan çıktı, Bursa Nilüfer, İstanbulspor, Lille derken sonunda Roma'da da 'ben buradayım' dedi. Belli ki kendisi de seviyor o İtalyan havasını, makarnayı, pizzayı. Boşuna dememişler, 'bir yere alıştıysan oradan kolay kolay kopamazsın' diye. Hele bir de Avrupa kupası mücadelesi varsa...