Yahu bizim gol makinesi, şampiyonlukların mimarı Mauro Icardi, ne oldu da hala yeni sözleşmeye imza atmadı diye kara kara düşünüyorduk. Hani 'Aşkın Olayım' dedik, 'kal' dedik, 5 milyon euroyu da cillop gibi masaya koyduk, bir de yetmezmiş gibi 1+1 yıllık sözleşme sunduk. Sanırsın Icardi 'parayı beğenmedim' diye naz yapıyor. Ama meğer işin rengi çok başka çıktı. Parayla pulla alakası yokmuş efendim, mesele iki tane maddeymiş ki okuyan buz keser, Icardi donmuş kalmış desen yeridir!
Türkiye Gazetesi sağ olsun, sır perdesini aralamış. Meğerse Dursun Başkan, Icardi'nin geçmişteki 'ufak tefek' pürüzlerini pek bir kafasına takmış olacak ki, yeni sözleşmeye öyle iki madde ekletmiş ki, bizim Arjantinli süperstar 'Bu ne şimdi?' diye kalakalmış. Birincisi ne mi? 'Antrenmanlara ve kamplara zamanında gelme, belirtilen tarihte takıma katılma' mecburiyeti! Yahu sanki ilkokul müdürü, sınıfa geç kalan öğrenciye ihtar veriyor! Adam profesyonel futbolcu, hani bu işin zaten gereği değil miydi? Icardi'ye 'Sabah 9'da zilde ol' der gibi sözleşme maddesi mi olur?
İkinci madde de bir o kadar enteresan: 'Sakatlık yaşaması halinde İstanbul'da ya da Galatasaray Kulübü'nün belirlediği yerde tedavi görme' şartı! E normalde bu da kulübün kararı olmaz mı zaten? Yoksa Icardi, Paris'te moda haftasında rehabilitasyon mu planlıyordu da, Galatasaray 'Dur bakalım aslanım, o işler öyle olmaz' dedi? Sanki 'Ayağın mı ağrıdı? Kusura bakma, önce bizim doktorlar baksın, sonra belki senin özel yoga hocanla görüşürsün' der gibi bir madde bu. Vallahi bravo Dursun Başkan'a, adam sözleşmeye futbolcu hakları değil, 'ebeveyn sorumlulukları' eklemiş resmen!
Icardi'nin yıllık 5 milyon euroyu bir çırpıda cebe indirecekken, bu iki madde yüzünden kafa ütülediği ve henüz tek kelime etmediği söyleniyor. Demek ki neymiş? Paradan çok özgürlük ve biraz da 'bana çocuk muamelesi yapmayın' hissi önemliymiş. Hadi bakalım Icardi, ya bu kurallara uyup top koşturacaksın, ya da bize Paris'ten selam çakıp 'Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu' diyeceksin!