Arkadaşlar, 13 Haziran 2026'ya gelmişiz, ama gelin görün ki transfer piyasası bildiğiniz gibi... Yok efendim Süper Lig, yok Avrupa'nın devleri, hepsi birbirine girmiş. Sanki takvim değişmiş, transfer ruhu değişmemiş. Mesela Fenerbahçe'ye bakın, Pazartesi yeni hoca açıklanacakmış. Ve ne duyduk dersiniz? Aziz Yıldırım masaya yumruğunu vurup 'En doğru aday Aykut Kocaman' demiş! Yönetim de 'Aaa evet ya, nasıl akıl edemedik!' diye kafasını sallamış. Yahu bu senaryoyu kaç kere izledik biz? Deja vu'nun bile Deja vu'su yaşıyoruz resmen. Bu arada Galatasaray da durur mu? Atletico Madrid'den Ademola Lookman'a kanca atmışlar. Belli ki Osimhen ağabeyi de İstanbul'u ballandıra ballandıra anlatmış, çocuk 'tamamdır' demiş. Bir de geçen sezon Fener'de takılan Jhon Duran, şimdi 'Acaba Cimbom bana da bir şans verir mi?' diye kapıda bekliyor. Vallahi ben de bekliyorum bir gün Real Madrid'den teklif gelmesini, çok mu?!
Cim Bom'un transfer listesi de fena karışık. Bir yanda Can Uzun için 35 milyon euroyu gözden çıkarmışlar ama Frankfurt '60 milyon eurodan aşağı olmaz' diyerek kapıyı suratlarına çarpmış. Hani derler ya, 'hayaller Paris, hayatlar Almanya'daki canavar bonservis talepleri'. Davinson Sanchez için de Como'dan gelen teklife 35 milyon euro istemişler. Vay arkadaş, sanki futbolcu değil, Kapalıçarşı'dan antika halı satıyorlar! Beşiktaş cephesinde ise klasikleşen bir kaleci arayışı var. Flamengo'dan Agustin Rossi'yi Ocak'tan beri izliyorlarmış. E kardeşim madem ocaktan beri izliyorsun, neden şimdi harekete geçiyorsun? Sezon bitti, her şey bitti. Bence bu işin sonunda 'izledik ama beğenmedik' falan derler. Trabzonspor da İtalya'dan Orsolini'yi kesmiş kendine. Bir yandan da Juventus'tan Zhegrova için görüşüyorlar, çünkü Tsygankov 'ben gelmem abi' demiş. Klasik, A planı olmazsa B, B olmazsa C... Sanki marketten ekmek alıyoruz, yoksa başka bir yerde buluruz.
Gelelim günün bombasına! Bursaspor, evet bildiğiniz o Bursaspor, 1. Lig'e çıkmışken Bakasetas'ı istiyormuş! 'Oooo'cular buradan mı başlıyor, diye sormak lazım. Vallahi helal olsun, vizyon budur. Bence Süper Lig'in o sözüm ona büyükleri şimdi bir düşünmeli, 'Biz ne ara bu kadar geride kaldık' diye. Fenerbahçe ise, Aykut Kocaman muhabbetine rağmen, bir yandan da kesenin ağzını açmış, pardon, kesenin ağzını kapatıp para bekliyormuş. Oosterwolde, Archie Brown ve Fred'den toplam 45 milyon euro gelir hedefliyorlarmış. Hedef güzel de, bu paraları verecek kulüp var mı piyasada, bir de onu sormak lazım. Grimaldo'yu da Leverkusen'den kapmaya çalışıyorlar, ama Atletico Madrid, Sevilla, Villarreal de peşindeymiş. Yani işleri zor, sanki Grimaldo 'Ay, Süper Lig'e gideyim de futbol kariyerime renk katayım' diyecek. Bir de Lincoln Henrique diye bir arkadaş var, bildiğimiz Fenerli Lincoln. Şimdi Başakşehir, Kasımpaşa, Rizespor ve Göztepe arasında mekik dokuyacakmış. Vay arkadaş, adam resmen Süper Lig turu yapıyor! Serdar Dursun da Kocaelispor'dan ayrılmış, Gaziantep'e 1 yıllık sözleşmeyle gider miymiş. 34 yaşında, hala sahada, alkışlıyorum. Son olarak Galatasaray, 10+4 yabancı kuralına takılmış olacak ki, 'yerli malı yurdun malı' diyerek Can Uzun, Aral Şimşir, Ümit Akdağ gibi isimlere yönelmiş. Can Uzun'a önce 35 milyon euro veren, şimdi yerli diye peşine düşen Galatasaray... Bu işler de hep böyle, kural değişince akıllar da değişiyor!