Klopp gitti, Slot geldi, Slot gitti, Iraola geldi... Sanırsın Liverpool antrenörler için geçiş durağı, otobüs terminali mübarek! Bu hızda bir değişim fırtınası yaşanırken, fırtınanın ortasında kalanlardan biri de bizim tanıdık yüz, bir dönem Beşiktaş'ımızın başında Süper Kupa kazanan Giovanni van Bronckhorst oldu. Kendisi, Arne Slot'un ekibinde 'ben de varım' der demez, 'ben de gidiyorum' demek zorunda kaldı. Resmen 'hoş geldin, güle güle' tadında bir macera yaşadı desek yeri.
Hani Slot, daha sahayı koklamadan yolcu edildi ya, meğer ekibi de aynı kaderi paylaşacakmış. Hollandalı teknik adamla birlikte Kırmızılar'a ayak basan Gio, daha koltuğu tam ısınmadan, hatta belki çayını bile bitiremeden bavulunu topladı. Liverpool yönetimi sağ olsun, 'Sipke Hulshoff ve Ruben Peeters kardeşler de bizimle değil' diyerek bu hızlı ayrılıklar zincirini tescilledi. Yani anlayacağınız, Slot'un ekibiyle Liverpool'daki maceraları, 'Merhaba' demeden 'Güle güle' demekle geçti. Hani sanki bir 'tanışma toplantısı' yapıp, ardından 'haydi dağılalım' denmiş gibi.
İngiliz kulübünden yapılan açıklama da malumunuz: 'Sipke, Ruben ve Gio'ya kulübe yaptıkları tüm çabalar ve katkılar için teşekkür ederiz...' Ne çaba ama! Sanırsın yıllarını verdiler. Herhalde kapıdan giriş ve çıkış eforlarından bahsediyorlar. Şaka bir yana, Gio'ya buradan ufak bir hatırlatma: 2024'te Beşiktaş'ta Süper Kupa'yı kazandın diye havalara girip Liverpool'a koştun, şimdi ne oldu? Neyse, yolu açık olsun, belki Süper Kupa'yı bir kez daha hedefleyen bir takım onu bekliyordur. Hayat kısa, futbolcu ve antrenör kariyeri daha da kısa, hele Liverpool'da teknik ekip üyesiysen hepten!