Vay be, 2026 Dünya Kupası da startı vermiş ha! Dün gibi hatırlıyorum 2022'yi, ne çabuk geçti zaman... Hemen de A Grubu'ndan aksiyonlar gelmiş. İlk maçta ev sahibi Meksika, Güney Afrika'yı 2-0 devirmiş. 'Devirdi' dediysek öyle şanına yaraşır bir devirme mi, orası tartışılır. Daha çok Güney Afrika 'ben buraya nasıl geldim ya' diye etrafa bakınırken, Meksika da 'gelmişken bir gol atalım bari' diyerek topu ağlara yollamış gibi bir şey. Eh, ev sahibi olmanın kerameti diyelim, malum taraftar baskısı...
Diğer maçta ise Güney Kore, Çekya'yı geriden gelip 2-1 mağlup etmiş. Hani bizim ligde de olur ya, 'rakibe bir gol hediye edelim de maç biraz canlansın' kafası, herhalde Çekler de Korelilere öyle bir jest yapmış. Tabii bu 'futbol ziyafeti' (!) sonrası bizim duayenlerden, futbolun bilge kişisi Bülent Timurlenk de NTV'deki Kupa Günlüğü'nde oturmuş, şöyle bir değerlendirme yapmış.
Abimiz demiş ki: 'Bu A Grubu'ndakiler mi? Onlardan temsil etmekten öteye gidecek bir beklentim yok.' Yani özetle, 'Fazla umutlanmayın beyler, bayanlar, bunlar ancak kupa hatırası için fotoğraf çektirir dönerler' demek istemiş resmen. E şimdi haksız da değil yani. İlk maçlar itibarıyla öyle 'vay be dünya kupası başladı!' dedirtecek bir performans yok ortada. Sanki Bülent abi elinde kahve fincanıyla kenardan izlemiş de hepsinin iç sesini duymuş gibi. Artık bakalım, bu 'turistik gezi' ekibinden hangisi Bülent Timurlenk'i mahcup edecek, 'Abi ben öyle sadece fotoğraf çektirmeye gelmedim!' diyecek. Şimdilik durum bu, gruptan öyle 'şampiyonluk adayı' diye bağıracak bir takım çıkmadı ama daha çok maç var, belki bir sürpriz olur da bizim Bülent abinin kahve keyfi bozulur, ne dersiniz?