Arkadaşlar, kahveye oturmuşuz, çaylar gelmiş, yan masada 'City'nin Pep'i gitti mi ya?' diye homurdanan amca var. Haklıymış amca, bakıyorum da haberlere, City'nin transfer politikası bir tuhaflaşmış! Hani Pep gidince bir soğuk duş alırlar, biraz mantıklı işlere girişirler sanırsın, ama yok! Adamlar, Nottingham Forest'ın yıldızı (!) Elliot Anderson için masaya tam 120 milyon sterlin koymuşlar, düşünün! Ama Forest efendi, 'Çocuğumuzu bedavaya vermeyiz!' diyerek kapıyı suratlarına çarpmış. Grealish'e 100 milyon verirken rekor kırmışlardı, şimdi bu Anderson için rekoru tazelerlerdi de nasip olmadı. Herhalde yeni teknik direktör Maresca "Bana yıldız değil, taş gibi orta saha alın!" falan dedi diye düşünüyorlar.
Şimdi gelelim olayın komik kısmına: City bu 106 milyonu basmış, bonuslarla 120'ye kadar yolu var demiş, ama Forest'ın gözü açılmış resmen! Diyorlar ki, 'Ya Liverpool, Alexander Isak'a 125 milyon sterlin vermişti, biz sizden daha azına adam mı satacağız?' Vay anasını sayın seyirciler! Isak'ın Liverpool'a gittiği fiyatın referans alınması... Hadi bakalım! Bu arada Manchester United da uzaktan 'Biz de isteriz bu çocuğa!' demiş ama fiyatı duyunca 'Aman kalsın, biz bu paraya takım kurarız!' diye geri vites yapmış. Demek ki City'nin kasası dibini görmüyor da, diğer kulüpler hala bütçe diye bir şeyin varlığını hatırlıyor.
Peki kim bu Elliot Anderson? Hani City'nin 120 milyon sterlinlik hayalleri suya düşüren genç adam? Abimiz geçen sezon Nottingham Forest'a Newcastle'dan 41.2 milyon euroya gelmiş. Hadi onu da bir kenara bırakalım, kendisi geçtiğimiz sezon Premier Lig'de 50 maçta sahaya çıkmış, dört gol, beş asist yapmış. Şimdi arkadaşlar, lütfen objektif olalım. 50 maçta 9 gollük katkıya 120 milyon sterlin mi istenir? Ben de mi girsem bu işlere ne yapsam? Adamlar haklı, 'Bu paraya bir değil, iki tane Anderson alırız' demiyorlar, 'Yok kardeşim, daha çok para' diyorlar. Anlaşılan, Forrest'ın orta sahası altından mı, pırlantadan mı yapılmış, çok merak ediyorum. Ne diyelim, transfer piyasası delirmiş, biz de kahve köşelerinde gülüşüyoruz işte.