Şimdi bizim başkan Florentino Perez abimiz var ya, adamda koltuk sevdası başka boyutlara ulaştı resmen. Yahu 2030'a kadar seçimi garantilemiş, sanki Real Madrid'i babasının çiftliği yapmış mübarek. Neyse, seçimi alır almaz ilk işi ne olmuş biliyor musunuz? Tabii ki 'Special One' lakaplı Jose Mourinho'yu geri getirmek! Adamın gelmeden ortalığı karıştırma potansiyelini düşününce, Perez'in de sabrına hayran kalıyorum doğrusu.
Daha imzayı bile atmamış, hani mürekkep kurumamış, bizim Jose efendi başlamış listeleri sıralamaya. 'Şu gitsin, bu gitsin, öteki de bavulunu hazırlasın' diye diye altı isim saymış. Rodrygo'ymuş, Ceballos'muş, Asensio'ymuş... Falan filan. Ama durun, en can alıcı yeri sona sakladım: Meğerse bizim Galatasaray'ın radarına takılan, 'acaba gelir mi?' diye iç geçirdiğimiz Eduardo Camavinga da Mourinho'nun 'gönderilecekler' listesindeymiş! Yani adam, daha topa dokunmadan, Galatasaray'ın transfer hayallerine faks çekmiş resmen: 'Buyrun, hayırlı işler, geçmiş olsun!' der gibi.
Tabii boşaltılan yerlere de isimler lazım. Jose, 'Bernardo Silva gelsin, Mateus Fernandez de iyi olur' diye eklemeyi unutmamış. E haliyle, o kadar adamı yollayıp yerine başkalarını isteyince kasayı boşaltmak gerekecek. Perez de 'geçmiş yıllara göre daha çok para harcayacağım' diye söz vermiş. Eh, Mourinho geliyorsa, cepten para çıkacağı kesindir zaten. Adamın 'benim için önemli olan para değil, proje' dediği falan hiç görülmemiştir herhalde. Proje dediği şey, genelde yüz milyonlarca avroluk transfer bütçesi oluyor çünkü!