Efendim, Avrupa'nın devleri Can Uzun için sıraya girmişken, bizim Alman dostlarımız Eintracht Frankfurt masaya yumruğu vurdu... Daha doğrusu, masanın üstüne kocaman bir 'fiyat etiketi' yapıştırdı. Hani sanki ilk kez topçu satıyorlarmış gibi bir 'strateji' belirlemişler. Anlayacağınız, 60 milyon Euro'luk serbest kalma maddesi var ama kulüp diyor ki, 'Abi biz esneğiz ya, yeter ki somut bir teklifle gelin.' E tabii, bu esneklik de öyle 'çeyrek altın verin yeter' kıvamında değil, orasına geleceğiz şimdi.
Şimdi gelelim bu 'esnek' tavrın detaylarına. Frankfurt yönetimi, 60 milyon Euro'yu cebinde tutarken, piyasanın nabzını ölçüp biçmiş. Demişler ki 'Yahu, 60 çok olur, biraz indirim yapalım, 50 milyon Euro bandında gelenlere bir çay ısmarlayıp kapıyı açarız.' Aman ne büyük jest, ne büyük esneklik! Sanki 60'tan 5'e iniyorlarmış gibi bir hava estiriyorlar ama aslında hala dünya parası. Adamlar diyor ki, 'Yok pahasına bırakmayız!' E canım, yok pahasına derken, herhalde 49.9 milyon Euro'dan falan bahsediyorlardır, değil mi? Yoksa o rakamlara 'yok pahası' demek de biraz şovmenlik olmaz mı?
Bu arada bizim Galatasaray da listede, tabii o listeye girmek için herhalde önce bir 'piyango bileti' almak gerekiyor. Aston Villa, Milan, Napoli... Avrupa'nın babayiğit kulüpleri bu genç yeteneğin peşinde. E tabii, çocuk boş durmuyor, sahada resmen altın değerinde performans sergiliyor. 28 maçta 10 gol, 6 asist... Yani boşuna 'kasanın ağzını açın' demiyor Frankfurt amcalar. Şimdi bakalım, bu kapış kapış giden Can Uzun'u kim kapacak? Ama anlaşılan o ki, kim kaparsa kapsın, Eintracht Frankfurt'un kasası bayram edecek. Darısı bizim kulüplerimizin başına diyelim, belki onlar da bir gün böyle bir stratejiyle topçu satar da biz de izleriz.