Vay arkadaş, Galatasaray camiası yine klasikleşmiş toplu aktivitelerinden biri olan pilav gününde bir araya gelmiş. Tabii böyle kalabalık ortamlar başkanların favorisidir; Dursun Özbek de mikrofonu eline almış, bildik sloganı patlatmış: “Her zamankinden daha fazla kenetlenelim!” Yahu başkanım, pilav günü buluşup kenetlenme çağrısı yapmak da ne bileyim, bir futbol kulübünün ritüeli oldu artık. Sanki pilav tabağına fazladan et koyacaklarmış da o yüzden birlik olmak gerekiyormuş gibi bir hava var ortada.
Galatasaray Lisesi'ndeki bu 'birlik ve beraberlik ziyafetinde', saygı duruşu ve İstiklal Marşı'ndan sonra asıl olaya gelmişler. Dursun Başkan, camianın 'dünden bile daha fazla kenetlenmeye ihtiyacı var' demiş. Vay be, dünden bile! Acaba dünkü pilavdan sonra hafif bir çözülme mi yaşanmış da başkan bugün ekstra sıkı tutmaya çalışıyor? Bir de üstüne, 'Bizi çekemeyen rakiplerimizde nasıl etki oluşturduğunu gözlemliyoruz' demez mi! Vallahi ben de rakip olsam, Galatasaray camiasının her pilav gününde toplanıp "kenetlenme" diye bağırmasına şöyle bir bakar, 'He he, yine mi pilav yediniz?' derim herhalde. Kıskanır mıyım, bilemiyorum artık, belki pilavın tarifi kıskanılır o ayrı.
Neyse, pilav günü sadece kenetlenme çağrısıyla geçmemiş elbet. Galatasaray Eğitim Vakfı Başkanı Muharrem Yılmaz, lisenin akademik başarıları, kardeşlik, dostluk gibi konularda uzun uzun konuşmuş. Lise Müdürü Mustafa Reşat Dabak da okulun ulusal ve uluslararası başarılarından dem vurmuş. Anlaşılan o ki, Galatasaray Lisesi'nin pilavı, hem mezunları bir araya getiriyor hem de başkanlara bol bol kürsü konuşması fırsatı sunuyor. En azından Reha Bilge'ye bir 'hizmet ödülü', 108 dönemi mezunlarına da 50. yıl plaketi verilmiş de pilavlar soğumadan moral depolanmış. Bir dahaki pilav gününe kadar bakalım ne kadar kenetlenebilecekler, hep birlikte izleyip göreceğiz. Ama bence o pilav her şeye değerdi!