Arkadaşlar, şimdi bu futbol kulüpleri var ya, hani 'tek aşkım bu takım' falan diyorlar ama perde arkasında neler dönüyor neler... Şimdi bir itiraf gelmiş, Fiorentina'dan! Meğerse Vincenzo Italiano'yu takımın başına getirmeden önce Domenico Tedesco ile de masaya oturmuşlar, hatta bayağı bayağı muhabbet etmişler. Resmen 'Az kalsın başkasıyla evleniyorduk' demişler, hem de bu olayı büyük bir 'itiraf' diye sunmuşlar! Düşünsene, o meşhur mor formalı ekip, Tedesco'nun o Alman disipliniyle İtalyan ruhunu harmanlamaya çalışan halleriyle sahada... Film gibi vallahi!
Vallahi bu kulüpler de bazen birini beğenirken, bir yandan da sağa sola bakınıyor, sanki piyasada en iyi antrenörü bulmak için deneme sürüşüne çıkıyor gibi. Tedesco, kariyerinde öyle böyle değil, bayağı ses getirmiş bir teknik adam. Belli ki Fiorentina'nın aklını çelmiş bir ara. Sonra ne olduysa, 'Yok ya, bizim gönlümüz Italiano'da kaldı' deyip rotayı ona çevirmişler. Kimi kime ayarlamışız dedikleri bu olsa gerek. Tedesco da muhtemelen kendi kendine 'Neyse canım, kısmet değilmiş, daha iyileri var' demiştir içinden. Adamcağızın kapısından dönmüşler resmen.
Şimdi bu itiraf, 'Keşke Tedesco gelseydi' diyenler için mi, yoksa 'İyi ki gelmemiş' diyenler için mi bir işaret, orası tam belli değil. Ama şu bir gerçek ki, futbol dünyasında aşk üçgenleri, dörtlülükleri bitmiyor. Antrenörler, futbolcular, kulüpler... Herkes birbiriyle flört halinde. Sonuçta her ilişki bir deneme-yanılma meselesi. Fiorentina da kendi yolunu bulmuş işte, Italiano ile yola devam etmişler, Tedesco da yoluna bakmış. Herkes mutlu, kimseye bir şey olmamış! Eh, ne diyelim, darısı tüm 'az kalsın' hikayelerinin başına!