Fatih Karagümrük Başkanı Süleyman Hurma, Trabzonspor karşısında alınan o meşhur 4-3'lük mağlubiyetin ardından resmen çıldırdı, ya da nam-ı diğer, "isyan bayrağını çekti." Maç sonrası Ekol TV'ye bağlanıp fırtınalar estiren Başkan, öyle basit bir yenilgi açıklaması yapmadı; resmen ligin oynanmaz hale geldiğini, kulüplerin ezildiğini falan söyledi. Ee, bir de o skor tablosu Karagümrük lehine olsaydı da aynı isyanı görür müydük acaba, merak konusu!
İşin rengi öyle bir değişti ki, Süleyman Hurma "Kulüpler Birliği'nden ayrılıyorum!" diye gürledi. Yani hani çocukken mahalle maçında kaybedince topu alıp eve giden arkadaş modu var ya, Başkan da sanki o modda. Gerekçesi de net: Büyük kulüpler korunuyor, küçükler eziliyor. E tabii, bu da yeni bir şey değil. Herkesin derdi aynı, ama bu kadar gürültülü ayrılma kararı pek sık rastlanan bir durum değil. Sanki bir anda "Bu ligi oynamıyorum!" dedi ve topunu toplayıp gitti.
Hatta durmadı, "Diğer Anadolu takımları da ayrılmalı!" diyerek bir nevi "Kulüpler Birliği'nden Çıkış Hareketi" başlattı. Bravo Başkan! Bir de geçmişten örnek verdi: "Galatasaray maçında yediğimiz ilk gol fauldü, kimsenin sesi çıkmadı." Ee, büyükler kazanınca kuzu gibi olurlarmış. Haklı belki, ama bu isyanın zamanlaması ve şekli biraz 'kazanınca kuzu, kaybedince aslan' moduna denk geldi sanki. Bakalım bu "topu alıp eve gitme" eylemi diğer Anadolu kulüplerini de etkileyecek mi, yoksa Süleyman Başkan yalnız kovboy mu kalacak, hep beraber göreceğiz!