Arkadaşlar, Dünya Kupası'na daha iki sene var ama şimdiden ‘kim kimden daha güçlü’ muhabbeti başlamış bile. Malum, bizim futbol camiası boş durmaz, hemen listeler, sıralamalar havada uçuşmaya başlamış. Bu seferki Athletic'ten gelmiş, güya teknik direktör değişikliğinden sakatlıklara kadar her şeyi ince eleyip sık dokumuşlar. Ee tabii, sürpriz yok, ilk sıralarda yine bildik yüzler: İspanya favori gösterilmiş, arkasından Fransa, Arjantin, Brezilya, İngiltere falan falan... Yani anlayacağınız, her zamanki gibi, ya kupa alırlar ya da çeyrek finalde elenip dönerler, ortası pek yok bunların.
Gelelim bizi asıl ilgilendiren kısma: A Milli Takım'ımız kaçıncı sırada? Hazırlanın... 24! Evet, yanlış duymadınız, 24. sıra. Hani play-off'lardan falan geldik ya, normalde hiç gelmeseydik büyük kayıp olurmuş dünya futbolu için. Vay be, ne kıymetlimişiz! Listedeki açıklama da bir âlem: 'Arda Güler, Kenan Yıldız, Barış Alper Yılmaz gibi oyuncularla dolu bu takımın elemeleri geçememesi büyük kayıp olurdu.' Adamlar resmen 'Siz olmasaydınız ne yapardık biz bu Arda'sız Dünya Kupası'nda' moduna girmişler. Sanki biz değil de onlar şampiyonluk adayıymışız gibi bir hava var. Vallahi, bir anlık heyecanlandım, 'Acaba yanlış mı okudum' diye, ama yok, 24. sıradayız.
Bir de 'tarafsız izleyiciler için harika ve muhteşem anlar yaratabilecek oyuncularınız var' demişler. Eyvallah be Athletic! Sayenizde 'gol atmasak da güzel hareketlerimiz var' sloganının uluslararası arenadaki temsilcisi olduk. Hani maçları kazanmasak da en azından tribünleri eğlendireceğiz diye düşünmüşler herhalde. Neyse, D Grubu'ndayız, ilk maç 14 Haziran Avustralya ile, sonra 20 Haziran Paraguay, son olarak da 26 Haziran'da ev sahiplerinden ABD ile kapışacağız. Yani özetle, Arda'yı, Kenan'ı izlemek için süper bir fırsat, maçları kazanır mıyız bilemem ama estetik hareket garantisi veriyoruz sanki. En azından kağıt üzerinde öyle duruyor...