Tiki-Taka'nın Afrika Çıkarması: İspanya Şampiyon, Hollanda Yine Tövbekar!

Yayın Tarihi: 06.06.2026 11:41
Ana Sayfa Haberler Tiki-Taka'nın Afrika Çıkarması: İspanya Şampiyon, Hollanda Yine Tövbekar!
Tiki-Taka'nın Afrika Çıkarması: İspanya Şampiyon, Hollanda Yine Tövbekar!

Arkadaşlar, hatırlarsınız, 2010 Dünya Kupası... Aman Allah'ım! İlk kez Afrika kıtasına ayak bastığımız o turnuva, Güney Afrika'nın vuvuzela sesleri altında gerçekleşti. Vuvuzelalar beynimizi dağlarken, bir yandan da tarihe tanıklık ediyorduk. İspanya, o meşhur 'tiki-taka'sıyla ilk Dünya Kupası'nı kazanmanın havasını atarken, bizim sevgili Hollanda Milli Takımı yine bildiğimiz gibiydi: Üçüncü kez finalde kaybederek 'biz kupayı almamakta ısrarcıyız' mesajını tüm dünyaya verdi. Güney Afrika, Mısır ve Fas'ı geride bırakıp ev sahipliğini kapmıştı, belli ki o zamanlar bile lobicilik sağlam iş yapıyormuş! Eh, hayırlısı olsun ne diyelim.

İspanyollar da kupayı öyle 'lay lay lom' kazanmadı ha. Turnuvaya İsviçre'ye 1-0 yenilerek bir 'merhaba' dediler ki, 'aha, bu sefer de bunlardan cacık olmaz' demiştik. Ama sonra Honduras'ı 2-0, Şili'yi 2-1 geçip gruptan çıktılar. Asıl şov sonra başladı: Portekiz'i, Paraguay'ı ve yarı finalde Almanya'yı hep 1-0'lık skorlarla ekarte ettiler. Yani bildiğin 'bir tane atalım, gerisi Allah kerim' taktiğiyle finale kadar yürüdüler. Finalde de o meşhur Hollanda'ya karşı, maç uzatmalara gitmiş, herkes 'yine mi penaltı, yetti gari!' derken, 116. dakikada Andres Iniesta sahneye çıktı ve 'ben bu işi bitiririm' dedi. Evet, bitirdi de. İspanya kupayı kaptı, ilk şampiyonluk coşkusunu yaşadı.

Hollanda'ya ne demeli şimdi? 1974'te Batı Almanya'ya, 1978'de Arjantin'e kaybettikten sonra, 2010'da İspanya'ya boyun eğdiler. Vallahi bu artık bir lanet mi, talihsizlik mi, yoksa 'final stresini kaldıracak genetiğimiz yok' mu, bilemedim. Ama tebrik etmek lazım, final kaybetme konusunda çok istikrarlılar! Afrika takımları arasında en başarılısı ise Gana'ydı. Diğerleri grup aşamasında valizini toplarken, Gana çeyrek finale kadar çıktı. Orada da Uruguay'a penaltılarla elendiler. Hani o meşhur Suarez'in elle müdahalesi olmasa, kim bilir, belki de o kupa Afrika'da kalırdı, ama kısmet! Gol krallığına da Alman Panzeri Thomas Müller oturdu, 5 golle. Aynı sayıda gol atan rakipleri olsa da, asist farkıyla Altın Ayakkabı'yı kapan Müller'e de 'sadece gol atmak yetmezmiş, arkadaşına attırmak da önemliymiş' diyelim. Genel olarak da öyle çok gol şöleni izlemedik, maç başına 2.26 gol ortalamasıyla, defansif bir turnuva izlemişiz sanki.

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş WhatsApp'ta Paylaş