Yine bir Fenerbahçe "olağanüstü" genel kurulu, yine bir olay, yine bir gerilim... Yani artık bu "olağanüstü" kelimesi Fenerbahçe sözlüğünde "sıradan" anlamına gelmeye başladı. Daha 10 ay önce sandık başına giden sarı-lacivertliler, bu sefer de Aziz Yıldırım başkan ve Hakan Safi isimli iki adayla koltuk kapma yarışı içindeydi. Kahvehanede arkadaşımla maç yorumu yapar gibi oturduk, "Bakalım bu sefer ne çıkacak?" diye beklerken, klasik Fener kongresi draması hemen kendini gösterdi.
Divan Başkanı Şekip Mosturoğlu reis, henüz sabahın köründe "D blok çok kötü, olay devam ederse toplantıyı durduracağız!" diye bir açıklama yapmış. Düşünsenize, kulübün geleceği konuşuluyor, herkes medeni insanlar, ama ortam sanki maç sonrası saha kenarı gibi gergin! Mosturoğlu da haklı tabii, "2018'de, 2024'te, 2025'te de oldu bu durum!" diye dert yanmış. Yani bu gerilim, Fenerbahçe kongrelerinin bir nevi gelenekselleşmiş ritüeli olmuş, sanki kongre değil de her yıl düzenlenen bir "En Gergin Anlar" festivali. Yakında ödül bile verirler belki, belli olmaz.
Kulüp yönetiminden Ali Gürbüz de çıkıp "Demokrasi şöleni, Fenerbahçe sevgisi" falan filan demiş. Güzel sözler eyvallah da, o "demokrasi şöleni" sırasında divan başkanının ortalığı dükkan kapatır gibi uyarması da ayrı bir ironi. Neyse, bu kongre maratonu iki gün sürecekmiş; ilk gün raporlar okunacak, ikinci gün ise asıl kapışma, yani oy verme günü. Aziz Yıldırım'ın listesi ayrı, Hakan Safi'nin listesi ayrı. Her iki listedeki isimlere bakınca, acaba bunlardan bir karma takım kursak, Süper Lig'de kaçıncı olurdu diye düşünmeden edemiyorum. Hadi bakalım Fener, umarız bu "olağanüstü" gerilimler biter de, sonunda en azından sahadaki kadar olaylı bir yönetim seçmezsiniz.