Ah Juventus ah! Hani şu bir zamanların Avrupa devi, ne hallere düştü. Şampiyonlar Ligi bileti almak yerine, resmen 'şampiyonluk yarışına seneye katılırız artık' dercesine, Serie A'yı altıncı bitirdiler. Ama ne hikmetse, bu 'kötü sezon' onlara yaramış gibi. Sanki 'biz battık' dedikçe, yeni transfer hayalleri kuruyorlar. Koca İtalyan devi, şimdi 'iddialı bir kadro' kurmak için kolları sıvamış, güya şampiyonluk için yarışacaklarmış. İyi ki hayal kurmak bedava, değil mi?
Bu büyük 'uyanış'ın ilk adımı savunmadan. Luciano Spalletti, hani şu Napoli'yi şampiyon yapan adam, şimdi Juve'de. E tabi, eski gözdesini unutur mu? Kim Min-jae'ye göz koymuşlar. Koreli tank da 'Juventus mu? Olur, gelirim!' demiş. Ama dur bakalım, Bayern Münih'in kapısını çalınca işler değişmiş. Adamlar '40 milyon euro' diyor. Juve de ne yapıyor? 'Durun, biz önce Bremer'i satalım da, belki cebimizde kalanla Kim'i alırız' modunda. Anlaşılan büyük kulüp olmak da zor iş, bonservis ödememek için kendi yıldızını satacaksın.
Ön tarafta da komedi filmi gibi bir durum var. Dusan Vlahovic'le sözleşme uzatma görüşmeleri çıkmaza girmiş, Arkadiusz Milik bavulları toplamış, Lois Openda'yı kiralamaya çalışıyorlarmış falan filan... E tabi, bu kadar kriz varken, boşta kim varsa artık. Alexander Sörloth adeta 'Bu fırsat kaçmaz!' dercesine, 'Ben Serie A'da oynamaya açığım!' diye sinyal çakmış. Yani düşünün, koca Juventus'un forvet hattı, en güçlü aday olarak Sörloth'a kalmış. Ne diyelim, Norveçli golcüye şimdiden başarılar. Umarım attığı goller, Juve'nin bu transfer macerasını komediden drama değil de, belki de zayıf bir umut ışığına çevirir.