Vay be, neler görüyoruz bu futbol dünyasında! Fenerbahçe'de seçim ateşi harıl harıl yanarken, başkan adaylarımızdan Aziz Yıldırım, bildiğimiz sosyal medya hesabından bir çağrı patlattı. Kime mi? Tabii ki diğer adaylara, Sayın Ali Koç ve Hakan Safi beye. 'Gelin canlar bir olalım, birleşelim, ayrışmayalım!' diye özetlenebilecek bu çıkış, insanı bir an düşündürüyor: Seçime mi gidiyoruz, yoksa dernek kurup halay mı çekeceğiz? Ortam bir anda romantikleşti, 'ayrışmak Fenerbahçe'yi kötü günlere götürür' sözleriyle sanki bir veda mektubu okunuyor gibi hissettik.
Aziz Başkan'ın derdi belliymiş: 'Fenerbahçe'yi ayağa kaldırmak.' E tabi, yıllardır hepimiz Fenerbahçe'yi ayağa kaldırmak için uğraşıyoruz, bir de kendileri başkanlık koltuğunda otururken. Şimdi ise 'gelin el ele verelim' demek, insana 'Peki bunca yıl ne yapıyorduk?' diye sordurur. Acaba bu birleşme çağrısı, 'Ben tek başıma gelsem de zor, gelin birlikte şu işi bitirelim' minvalinde bir strateji mi, yoksa gerçekten saf bir Fenerbahçe aşkı mı? Bu soruların cevabını bulmak, şifreli bulmaca çözmekten daha zor vallahi!
Şimdi düşünsenize, üç aday el ele tutuşmuş, tribünleri selamlıyor... Bir de sırtlarında 'Fenerbahçe A.Ş. Birlik ve Beraberlik Departmanı' yazılı formalar olsa tam olurdu! Peki bu 'birleşme' tam olarak nasıl olacak? Biri başkan, diğerleri yedek kulübesinde stratejik danışman mı, yoksa 'bugün bende, yarın sende' misali bir dönüşümlü liderlik mi? Kendi aralarında anlaşsalar, 'seçim diye bir şey yok, biz zaten birleştik' deseler, bu işleri bayağı basitleştirirdi aslında. Ama nerede o günler... Bakalım bu çağrıya Ali Koç ve Hakan Safi'den nasıl bir 'pas' gelecek? Umarım top taca atılmaz da, ortada döne döne bize kahvehanede malzeme çıkar!