Abi yine ne hikayeler dönüyor piyasada sorma! Real Madrid'de başkanlık seçimi yaklaşmış, ortalık iyice kızışmış. Mevcut başkan Perez'in karşısına aday çıkan Enrique Riquelme diye bir abimiz var, seçim kampanyasına öyle bir bombayla başlamış ki, Guardiola bile 'Dur bir dakika, bu ne ya?' demiştir. Adam demiş ki, 'Ben başkan olursam, Manchester City'den Erling Haaland'ı da, Rodri'yi de çatır çatır getiririm!' Yahu tamam, vaat iyidir, hoşnutluk yaratır da, bu direkt 'Aladdin'in sihirli lambası' modunda bir vaat olmuş. Real Madrid bu, tamam, ama elin City'sinden iki tane kilit adamı öyle hooop diye almak kolay mı sandın be abicim?
Riquelme'nin bu vaadi öyle sıradan bir 'yapacağım ederim' değil, bildiğin garantili! Demiş ki, 'Eğer bu oyuncuları alamazsam, gelecek sezonki tüm üyelik ücretlerini ben ödeyeceğim!' Bak bak cömertliğe bak! Sanki Haaland, Riquelme'nin cebinde duruyor, 'Başkanım buyurun, beni transfer edin' diye bekliyor. Tabii bu laflar Manchester City tarafında deprem etkisi yaratmış. Hukuk departmanı herhalde kahveleri döke saça masaya toplanmıştır, 'Bu adam ne diyor ya!' diye. City sözcüsü de hemen resmi açıklamayı patlatmış: 'Haaland hakkında çıkan bu haberler yalan dolan! Öyle bir madde, öyle bir ihtimal yok. Gerekirse yasal işlem başlatırız!' Sanki Riquelme, Haaland'ı halatla bağlayıp Madrid'e kaçıracak, o derece bir panik hali...
İşin en komik kısmı ise Haaland'ın menajeri Pimenta ve babası Alfie'den geldi. Onlar da ortak bir açıklamayla gülmüşler duruma: 'Her şey çok eğlenceli ama doğru değil!' demişler. E adamların da haklı. Haaland daha ocak ayında City ile sözleşmesini 2024'ten 2025'e kadar uzatmış zaten. Yani, Riquelme'nin kurduğu hayal, daha yeni yapılmış bir binaya 'Ben burayı yeniden yapacağım' demek gibi bir şey. Hayaller güzeldir de, ayaklar yerden kesilmesin be abicim! Bu iş, ancak FM oynarken olur, gerçek hayatta biraz zor yani.