Evet sevgili futbolseverler, Dursun Özbek başkanlığındaki Galatasaray'ın yeni yönetim kurulu, futbol sahasındaki transfer dedikodularından önce masaya oturup 'kim kiminle dans edecek' listesini açıklamış. Tabii ki biz futbolla yatıp kalkan adamlar olarak 'peki futbola kim bakıyor?' diye sorana kadar, kulübün diğer tüm branşlarındaki görev dağılımı cayır cayır belli oldu. Sanki böyle bir ordu komutanı gibi, herkesin mevzisi belirlenmiş, bayraklar dikilmiş, 'hadi bakalım başla' denmiş!
Listeye şöyle bir göz gezdirdiğimde, bazı yöneticilerimizin resmen 'çok yönlü deha' ilan edildiğini görüyoruz. Özellikle Mehmet Saruhan Cibara ağabeyimiz var ki, sanırsın koltuk sayısı yetmemiş, kendine altı yedi tane daha sandalye çektirmiş. Kadın basketboldan tekerlekli sandalye basketboluna, hem kadın hem erkek voleybolundan briçe, oradan da tenise kadar uzanan bir maraton koşacak kendisi. Düşünsenize, bir gün elinde basketbol topu, ertesi gün briç masasında 'pas' diyor, öbür gün smaç antrenmanında. Allah kolaylık versin, umarız bir gün karıştırıp voleybol topunu potaya atmaya çalışmaz!
Yine Bora İsmail Bahçetepe ve Tanur Lara Yılmaz isimleri de, yelkenin rüzgarıyla başlayıp sutopu, yüzme, hatta Otizm Yüzme Şubesi ve satranç gibi farklı mecralarda bayrak sallayacaklar. Yani anlayacağınız, Galatasaray'da bir yönetici sadece bir sporu bilmekle kalmayıp, adeta bir spor ansiklopedisi gibi tüm branşlara hakim olacak. Ben bir ara 'kim kime su taşıyor, kim kürek çekiyor?' diyecektim ama sonra baktım ki, Metin Öztürk kürek şubesinden sorumluymuş, o yüzden lafımı geri aldım. Şaka bir yana, bu kadar geniş bir yelpazede görev alacak isimlerin enerjilerini ve vizyonlarını merakla bekliyoruz.
Sonuç olarak, Galatasaray'da 'kadro derinliği' sadece futbol takımında değil, yönetim kurulunda da varmış dedikoduya göre. Umalım ki bu görev dağılımları, saha dışındaki başarıları, bizim asıl beklediğimiz o futbol sahası başarılarına da yansır. Yoksa biz yine 'Saruhan Bey, futbola da bir el atsanız mı acaba?' demeden duramayız, benden söylemesi.