Beşiktaş'ta yine bir "kadro yapılanması" mevsimine hoş geldiniz! Aman canım, her sene başında yaptıkları bir bahar temizliği gibi. Yine başlamışlar "geleceğe yatırım, rekabetçi kadro" muhabbetine. E, haklılar tabi, takım ruhu falan önemli. Neyse, ilk icraat genç yetenek Mustafa Erhan Hekimoğlu'nu alıp "kiralık" tabelasını boynuna asmak olmuş. Çocuk 18 yaşında, daha askere gitmedi, topu taca atsa "tecrübesiz" derler. Yönetim de demiş ki: "Oğlum, sen git bir hava al, biraz tecrübe kazan, biz seni burada yedek kulübesinde paslandırmayalım." Sanki Mustafa'yı kiralık yollayınca dünya devleri kapıda sıraya girecek, hemen gol kralı olacak çocuk. Hadi bakalım, hayırlısı diyelim.
Gelelim kaledeki "Acaba gitse mi, kalsa mı?" dramasına: Ersin Destanoğlu. Milli kalecimiz için İspanya'dan, taa Girona'dan teklif gelmiş. Yani Real Madrid falan değil ama olsun, İspanya İspanya'dır. Bizim yönetim de yine "oyuncunun kararı bekleniyor" modunda. Yahu arkadaş, transferi oyuncuya mı bıraktınız, yoksa kararsızlık sizin mi genlerinizde var? Sanki Ersin "Ay canım Beşiktaş'ım, seni nasıl bırakırım?" diyecek, biz de "Aferin oğlum, al sana yeni sözleşme!" diyeceğiz. Adam da haklı, kariyerini düşünecek, havalar sıcak, Girona'da deniz, kum, güneş... Kim istemez?
Şaka bir yana, Beşiktaş'ın işi zor. Hem gençleri parlatıp hem de mevcut kadroyu dengede tutmaya çalışıyorlar. Bir yandan Ersin'in kararı, bir yandan Mustafa'nın "büyüme yolculuğu"... Sanki futbol takımı değil, kişisel gelişim merkezi yönetiyorlar. Bakalım bu "giden gitsin, kalan bize kalsın" muhabbeti nereye varacak. Biz de burada kahve eşliğinde, çekirdek çitleyerek bekliyoruz. Hadi bakalım, transferin son gününe kadar daha çok "karar bekliyoruz" haberi okuruz biz.