Vay vay vay! Geçtiğimiz sezon başında "Gel bakalım aslanım, biraz İtalya havası al, top oynamak neymiş gör gel" diyerek Cagliari'ye postaladığımız Semih Kılıçsoy, öyle bir dönüş yaptı ki, Beşiktaş'ın kapısından içeri girene kadar herhalde bir 12 milyon euroluk soru işareti taşıdı. İtalyanlar da sağ olsun, bu astronomik (!) 12 milyon euro satın alma opsiyonunu duyar duymaz, herhalde "Aaa, o parayla biz tüm takımı kurarız bir daha!" diye düşünmüş olacaklar ki, "Yok abi kalsın, uğraşmayalım şimdi" deyip Semih'i siyah-beyazlıların kucağına geri bıraktılar. Şimdi efendim, bu çocuk geri geldi de ne olacak derken, Kartal'dan bomba gibi bir karar çıktı!
Beşiktaş'ın bilge başkanı Serdal Adalı ve futbol dehası Önder Özen, oturmuşlar baş başa, muhtemelen günlerce "Şu Semih'e ne yapsak acaba?" diye hararetli toplantılar yapmışlardır. Sonunda o büyük karar verildi: Semih Kılıçsoy, bu sezon takımda kalıyor! Hem de ne kalma, "ayrılığı artık imkansız" deniyor. Hani futbolda "imkansız" diye bir kelime yoktur derler ya, Beşiktaş öyle diyorsa vardır kardeşim, itiraz edemeyiz. Demek ki öyle sıkı sarılmışlar ki gence, kaçma şansı yok! Diğer kiralıktan dönenlere gelince, onların kapısına büyük bir "Güle Güle" tabelası asılmış anlaşılan. Semih'in bahtı yaver gitti, diğerleri yandı.
Peki Semih'imiz İtalya'da ne yaptı? Cagliari formasıyla 25 maçta görev almış, sağ olsun 4 tane de gol atmış. Yani öyle ahım şahım bir golcü patlaması yapmamış belki, ama genç çocuk, topu filelere yollamak her zaman kolay değil Avrupa'da. Sonuç olarak, 12 milyon euro kimsenin cebinden çıkmayınca, Beşiktaş da haliyle "Bizim evladımızdır, bağrımıza basarız" deyip ona dört elle sarıldı. Hadi bakalım Semih, şimdi Beşiktaş tribünlerinin gözü üstünde, o "imkansız" ayrılık kararı sana uğurlu gelir umarız da, bu sefer 12 milyondan daha fazlasını hak eden bir performans izleriz!