Şimdi abi, bizim Fransa Ligue 1'den Lille cephesinden son dakika haber var. Teknik direktör Bruno Genesio çıkmış kameraların karşısına, ama öyle golleri övmeye, takımı pohpohlamaya değil. Bildiğin cenaze evi suratıyla gelmiş adam. Konu ne? Bizim kaleci Berke Özer! Meğer çocuk dün gece "üst uyluk" dediğimiz o nazik bölgede bir ağrı hissetmiş, sabah da testler "psoas bölgesinde bir lezyon" diye fısıldamış kulağına. Anlayacağın, Berke'nin bacağı "Yeter be!" demiş, top tutmaktan yorulmuş herhalde.
E tabii böyle "psoas lezyonu" falan deyince işler ciddileşiyor. Genesio da hemen açıklamış: "Yarın Lyon maçında Berke'yi oynatmayacağız!" Ne yapsın adam? Eğer oynatsaymış, durum "kötüleşir", "uzun süre sahalardan uzak kalır" diye bir risk varmış. Yani anlayacağın, sanki Lyon maçı hayat memat meselesi, sanki Berke oynasa kesin şampiyonluk gelecek de, sırf sakatlığı kötüleşmesin diye riske atmıyorlar. Adam resmen "Bu maçlık dinlensin, keyfine baksın" dedi kısaca, tatilini erkene çekti çocuğun.
Şimdi Berke, "psoas"ıyla dinlenirken, Genesio da cuma namazı sonrası ne olacağını bekler gibi "Perşembe günü neler olacağını göreceğiz..." diye muamma bir cümle kurmuş. Sanki perşembe günü "psoas"a özel bir şifa ayini yapılacak da Berke birden iyileşecek. Hadi bakalım, Lille kalesinde bu "Berke Özer draması" nasıl bitecek? Umarım çabuk döner çocuk, yoksa bu "psoas" muhabbeti daha çok konuşulur kahvelerde, kimsenin ne olduğunu anlamadığı ama herkesin ciddiyetle bahsettiği yeni bir futbol hastalığı olur çıkar.