Eyvah eyvah, yine bir Manchester United faciasıyla karşı karşıyayız arkadaşlar! Hani bu takıma her maç 'Acaba bu sefer mi?' diye umut bağlıyoruz ama yok, Kırmızı Şeytanlar kendi hallerinden memnun galiba. Brentford deplasmanında yine sahaya çıktılar, top oynadılar mı tartışılır ama sonuçta skor tabelasına 3-1 mağlubiyet yazdırdılar. Bizim milli kalecimiz Altay Bayındır da 90 dakika direkler arasındaydı. Adamcağız hem kalesinde 3 gol gördü, hem de tam 5 tane 'gol olacak' topu çıkardı. Vallahi bu durum, 'Ben defansı da yaparım, kaleciliği de' demek gibi bir şey ama tek başına nereye kadar?
Maçın hikayesine bakarsak, Brentford cephesinden Igor Thiago diye bir arkadaş, 'Bana bakın, ben gol atmayı seviyorum' dercesine 8 ve 20. dakikalarda iki tane sallamış. 90+5'te Jensen de 'pastanın kreması'nı sürdü. ManU'nun tek golü ise '76 milyon euroya aldık da ne oldu şimdi?' diye soranlara cevap niteliğinde, Benjamin Sesko'dan geldi. Çocukcağız 7. maçında nihayet fileleri havalandırdı, tebrikler! Ama gecenin en ManU'ya özgü olayı neydi biliyor musunuz? 76. dakikada Bruno Fernandes'in o koca penaltıyı Brentford kalecisine adeta 'al senin olsun' dercesine kaçırmasıydı. Topu kurtaran kaleci Kelleher'e de helal olsun, ManU'nun kâbusuna tuz biber ekti.
Velhasılkelam, Manchester United'ın bu halleri 'Kırmızı Şeytanlar' isminden çok, 'Kırmızı Perişanlar' veya 'Kırmızı Şaşkınlar' ismine yakışır oldu. Bu sonuçla Brentford 7 puanla 11. sıraya zıplarken, bizim ManU da aynı 7 puanla 13. basamakta kendilerine yer buldu. Altay, sen o 5 kurtarışı yapmasan kim bilir ne olurdu bu takımın hali. Sanırım taraftar artık 'İnşallah gol yemeyiz' yerine 'İnşallah çok gol yemeyiz' diye dua etmeye başladı. ManU'daki bu istikrarlı kötü gidişat, kahve sohbetlerimizin vazgeçilmez mizah konusu olmaya devam edecek gibi.