A Milli Takımımız, Dünya Kupası öncesi hazırlık maçında Kuzey Makedonya'yı 4-0 gibi net bir skorla mağlup edince, kalecimiz Altay Bayındır'dan ortalığı şenlendiren açıklamalar geldi. Chobani Stadyumu'nda oynanan maç sonrası Altay, hedeflerinin Dünya Kupası'nı kazanmak olduğunu buyurdu! Hani derler ya, 'Düğün dernek göründü!' Bizimki de galiba Kuzey Makedonya maçında Dünya Kupası'nı görmüş, coşmuş. Tabii, 4-0 iyi skor, eyvallah. Ama hani karşımızdaki de Kuzey Makedonya, öyle Brezilya falan değil, yanlış olmasın. Altay, bu maçın bir ayna olduğunu ve kendilerini gördüklerini de eklemiş. Valla bizde ayna tutsan milli takımın haline, her Dünya Kupası öncesi aynı umut, aynı heyecan... Kimse de çıkıp 'Abi, daha ön eleme bile oynamadık' demiyor, enteresan.
Maçta Alioski'nin şutunu kurtarmasıyla ilgili de konuşan Altay, 'Benim görevim kurtarmak' demiş. E Allah Allah, ne yapacaktı kardeşim, topu tutmayıp çay mı içecekti? Oynamadığı dönemlerin zor geçtiğini ama mental olarak güçlü olduğunu söylemiş. Helal olsun Altay, tam bir 'ben oynamasam da iyiyim' sendromu! Kadıköy'e çıkınca da eski takımı Fenerbahçe'ye selam çakmış, 'Gönül daha fazlasını isterdi ama nasip olmadı' tadında bir veda konuşması yapmış. Eh, sağlık olsun, ne diyelim. Kaleciler arası rekabet mevzusu da cabası: Antrenmanda rekabet varmış ama saha dışında kanka gibilermiş, bayrak için mücadele ediyorlarmış. Hatta Mert Günok'un o meşhur kurtarışını sorunca da 'Uğurcan'la beraber atladık' demiş. Vay be, tek vücut, tek yürek resmen! Keşke her pozisyonda böyle olsak, neler neler olur.
Velhasıl kelam, yine vurmuş masaya Altay, 'Hedefimiz kupayı almak, canımızı, varımızı yoğumuzu sahada koyacağız' diye. İnşallah Altay, inşallah. Yalnız bu kupayı almak öyle iki gol kurtarmakla olmuyor, biliyorsun değil mi? Messi'si, Mbappe'si, Ronaldo'su falan da var o turnuvanın. Ülke olarak mutluluğa, güzel bir coşkuya çok ihtiyacımız varmış. Çok doğru, hani bir Dünya Kupası kupasıyla gelir mi bilmem ama en azından bir grup maçından çıkışımız da bir coşku yaratır belki, kim bilir? Arizona'daki sıcağa da takılmamış paşa paşa, 'Profesyonel futbolcuyuz, ona göre giyiniriz' demiş. Vay arkadaş, adam resmen 'Güneş de çıksa, yağmur da yağsa, Dünya Kupası'nı alırız!' modunda. Hadi bakalım Altay, tuttuğun altın olsun, biz de seni alnımızdan öpüp eve yollayalım!