Real Madrid'in efsanevi başkanı, hani şu adı geçince akla direkt 'para ve transfer' gelen Florentino Perez abimiz, yaklaşan başkanlık seçimi öncesi yine sahneye çıktı. Baktı ki oylara ihtiyacı var, hemen cebinden 'kulübü halka açma' kartını çıkardı. Diyor ki, '100 bin üyeye ekonomik sahiplik hakkı vereceğim.' Yani artık Real Madrid taraftarı olmak sadece 'duygusal' bir şey olmayacakmış, aynı zamanda cebinize de dokunacakmış. Ne diyeyim, başkanlık seçimi mi var, yoksa Real Madrid'i halka arz mı ediyor anlamadım. Yakında galibiyet başına temettü dağıtmaya başlarsa şaşırmam. 'Gol atıldı, hesabınıza 10 sent yatırıldı' gibi bildirimler gelir herhalde.
Sonra geldi Vinicius Jr. ve Kylian Mbappe arasındaki o malum 'anlaşmazlık' iddialarına. Perez, eliyle bir hareket yapıp, 'Bu saçmalık!' diye kestirip attı. Tabii ki saçmalık başkanım, dünyanın en iyi iki oyuncusunu aynı takımda istemeyen kim olur? 'Vinicius sonsuza dek bizde kalsın' dedi. Eh, kalacak tabii. Hem kimsenin Mbappe ile Vinicius arasında kavga çıkmasını istediğini sanmıyorum, en azından bu ikili top sürerken aralarında bir anlaşmazlık yaşanmıyor, o kesin. Mbappe için de ufak bir dokundurma yapmış: 'PSG'de farklı pozisyonda oynuyor, bu onu biraz etkiledi.' Aman Allah'ım, demek ki dünyanın en pahalı futbolcusu bile pozisyon sıkıntısı çekebiliyormuş, şaşırdık mı? Hayır!
Gelelim kahvehanelerin bir numaralı gıybet konusu Jose Mourinho'ya. Haftalardır İspanyol basını 'Mourinho döndü, 3 yıllık imza attı' diye yazıp çiziyordu. Perez abimiz ise her zamanki cool tavrıyla, 'Mourinho bize muazzam bir rekabet gücü kazandırdı, üç Şampiyonlar Ligi yarı finaline ulaştık onunla, ama finale çıkamadık.' dedi. Sonra da hafiften topu taca atıp, 'Ve ondan sonra iyi teknik direktörler geldi, 10 yılda altı Şampiyonlar Ligi kazandık.' diye kendi başarılarına gönderme yaptı. Yani diyor ki, 'Mourinho iyiydi ama biz onsuz daha iyiyiz.' Ama asıl bomba finalde geldi: 'Ama Mourinho ile konuşmadım.' Ha işte tam Perez klasiği! Sanki Real Madrid'in bir önceki teknik direktör adayını uzaylılar arayıp ikna etmiş gibi. Bize de 'Perez konuştuysa Mourinho gelmiştir, konuşmadım dediyse kesin gelmiştir' demek düşüyor. Seçim bitsin, bakalım 'konuşulmayan' teknik direktörümüz ne zaman sahneye çıkacak.