Arkadaşlar, şimdi Beşiktaş cephesinde durumlar fena halde karışık. Hani şu Sergen Yalçın gitti ya, o günden beri kulüpte bir teknik direktör arayışı var, sanki kayıp eşya bürosu mübarek. Neyse, bir yandan hoca ararken, diğer yandan da transfer işlerine 'hız vermişler' (!). E tabii, hangi hoca gelecek belli değilken, kimi alıp kime oynatacaklar o da muamma. Ama olsun, en azından bir isim dolanmaya başlamış kulislerde: Chelsea'nin genç ve dinamik (!) golcüsü Nicolas Jackson. 24 yaşındaymış arkadaş, bonservisi de Chelsea'de, taa 2033'e kadar da sözleşmesi var. Yani öyle bedavaya falan gelmez, kimse hayallere kapılmasın.
Bu Jackson kardeşimiz geçen sezon Bayern Münih'te kiralık oynamış, ama ne hikmetse 'beklentilerin altında' kalmış. Hani bazen maç sonu yorumcular der ya 'sahada ruhu yoktu', işte öyle bir durum herhalde. Geçen sezon 34 maçta 11 gol, 4 asistlik performansla toplamda 15 gollük katkı sağlamış ama anlaşılan o ki Bayern standartları için biraz zayıf kalmış. Şimdi Beşiktaş da demiş ki 'Hazır çocuk bir sayfa açmak istiyorken, biz de ona kapı açalım!' Ama tabii ki kiralık formülüyle. Çünkü Beşiktaş'ın kasasından Chelsea'ye para saymak biraz zorlu bir maraton, o yüzden 'kiralık' kelimesi transferin kurtarıcı meleği gibi duruyor. Çocuk da belli ki Bayern'deki o 'beklenti altı' performanstan sonra yeni maceralara yelken açmaya can atıyor.
İşin en komik yeri de ne biliyor musunuz? Bu transfer, Chelsea'nin yeni teknik direktörü Xabi Alonso'nun iki dudağının arasına bakıyor. Yani Beşiktaş koca bir kulüp, transfer yapıyor ama nihai kararı Alonso Amca verecek. Bakalım kadro planlamasını yaparken bizim Jackson'a 'Git işine bak oğlum, sen Beşiktaş'a git orada toparlan' mı diyecek, yoksa 'Dur bakalım, belki işime yarar' mı diyecek? Artık Beşiktaşlılar çay demleyip beklesin, Xabi Alonso'nun kader kahvesini yudumlamasını izlesinler. Adamın kariyeri ortada, şimdi de Beşiktaş'ın transferine yön veriyor. Vallahi ne diyeyim, top dünyası küçük ama Xabi Alonso'nun etkisi büyük!