Efendim, yine bir yaz klasiğiyle karşınızdayız! Bizim Barış Alper Yılmaz, meğerse gözünü dikmiş Londra'ya. Hani derler ya, 'gözü yükseklerde', Barış da bayağı bir yükseğe, taa Premier Lig'e göz kırpmış. Geçen yaz Suudi Arabistan'dan 'gel gel' sesleri yükselince, 'yok efendim, ben Avrupa hayalleri kuruyorum' demiş, Okan Hoca da 'burası Avrupa zaten' diyerek vizeyi kesmişti. Ne oldu? Takım şampiyon oldu, Barış da 'benim de katkım büyük' dedi. Eh, haklı da adam! Şimdi de hedef İngiliz çimleri.
Şimdi gelelim asıl bombaya: Arsenal, yani o Premier Lig'in tepesine oynayan, ama şampiyonluğu bir türlü kucaklayamayan (kusura bakmayın, gerçeği söylemek zorundayım, şampiyon Man City'ydi yine!) dev ekip, Barış Alper'i radarına almış. Haydaaa! 'Barış'la Premier Lig'de coşarız' mı demişler acaba? Galatasaray yönetimi de hiç nazlanmadan, 'Madem öyle, babalar gibi 50 milyon euro getirirseniz, o zaman masaya otururuz' demiş. 50 milyon! Yanlış duymadınız, iki tane 'sıfır' fazlalığı yok. Bir kanat oyuncusu için, hem de Türk Ligi'nden, tam 50 milyon euro... Sanki Mbappe transfer ediyorlar. Bu da 'geleneksel Türk pazarlığı' olsa gerek, açılış fiyatı tavan tabi. Bakalım Arsenal'in kasasında o kadar 'nakit' var mıymış Barış Alper için, yoksa 'biraz insaf edin' mi diyecekler?
Neyse, Barış'ın hayali, Galatasaray'ın da kasası dolu bir yaz geçirme umudu derken, bu transfer hikayesi daha çok su kaldırır gibi. Belli ki bu yaz magazin sayfalarının, pardon, spor sayfalarının gözdesi Barış olacak. Bakalım bu film mutlu sonla mı biter, yoksa Barış Alper 'ben yine kendi evimde şampiyonluk yaşarım' diyerek yedek kulübesinde mi oturur? Şahsen ben, bu 50 milyon euro muhabbetine Arsenal'in 'biz yanlışlıkla baktık' demesini bekliyorum!