Eee, ne haber arkadaşlar? Duydunuz mu? Bizim Arteta, Şampiyonlar Ligi finali öncesi basının karşısına çıkmış, “muazzam bir arzu”dan falan bahsediyor. Yahu ne arzusu olacak? Koca Arsenal kulübü 140 yıldır bu kupayı kaldıramamış, herhalde artık “Ne olursa olsun, yeter ki gelsin bu kupa!” arzusu vardır herkeste. Karşıda kim var? PSG. Yani o bildiğimiz, parayla saadet olur mu sorusunun cevabı olan, geçen senenin şampiyonu. Arteta da Macaristan'ın Budapeşte şehrindeki Puskas Arena'da çıkmış kürsüye, “Son derece odaklanmış durumdayız, hak ettik, mücadele edeceğiz!” falan fişmekan… Sanki bu sene kurulmuşlar, ilk finalleri. Ne hak etmesi be Mikel, 140 yıldır hak edememişsiniz zaten! Umarım bu sefer hak edersiniz de, bu kadar yıllık bekleyişin üstüne bir de hak etmediniz demeyiz sonra.
Gerçi bizim Mikel, 'Onlar favori, kupanın son sahibi,' diyor ama hemen ekliyor: 'Biz de o kupayı onlardan almak için buradayız!' Aha, bak sen şu cesarete! Hani bizim çocukken misafirliğe gidince gözümüze kestirdiğimiz oyuncağı sahiplenme arzusu var ya, o hesap. Geçen sene PSG'ye yarı finalde elenmişlerdi, bu da aklına gelmiş olacak ki, 'Dersler çıkardık, senaryo da farklı,' diyor. Umarım o dersler arasında 'kaleyi boş bırakmayın' falan gibi temel şeyler yoktur, ayıp olur. Oyuncuların da motivasyonu tavan yapmış. E normal, en büyük sahne! Belki bu sefer 140 yıllık faturayı onlara kesmezler de...