Arkadaşlar, bu Portekiz futbolu denen alemde öyle olaylar dönüyor ki, insanın aklı şaşıyor, mantık iflas ediyor! Portekiz'den bir haber geldi, önce 'Yok artık!' dedim, sonra kahveyi püskürttüm ekrana. Torreense diye bir takım, tam 109 yıllık kupa hasretine son verip, Portekiz Kupası finalinde dev Sporting'i patlatıp kupayı aldı! Helal olsun, alkışlar, kadeh kaldırmalar... Tamam, buraya kadar her şey harika, değil mi? Avrupa Ligi'ne de gitmeye hak kazandılar, süper.
Ama durun, film burada bitmiyor, asıl kopartıcı kısım şimdi geliyor. Bu güzide kulübümüz, kupa sevinciyle sarhoşken, bir yandan da kendi liginde 1. Lig'e yükselme play-out maçlarına çıktı. Ve ne oldu dersiniz? Casa Pia'ya karşı önce golsüz berabere kaldılar, sonra rövanşta mağlup olup, gelecek sezon da 2. Lig'de kalmayı garantilediler! Yani şimdi bu arkadaşlar, Avrupa'da devlerle oynayacak, sonra geri gelip kendi ikinci liglerinin çamurunda boğuşacak. Hocaları Luis Tralhao'nun kafası eminim patlamak üzeredir; 'Avrupa mı, 2. Lig mi, hangisine asılayım?' diye kara kara düşünüyordur.
İşin komik tarafı da burada bitmiyor. 2. Lig'de top koşturan, kasaba takımı kıvamındaki bu kulübün stadı da anca 2 bin 500 kişilikmiş. Yani Avrupa Ligi standartlarına beş beden küçük! Şimdi mecbur, Avrupa maçlarını başka şehirlerde, belki de daha büyük arenalarda 'ev sahibi' takımı olarak oynayacaklar. Komşudan tuz ister gibi stat isteyecekler herhalde. Neyse ki yalnız değiller; Vaduz'dan Birmingham City'ye kadar tarihte nice 'ikinci ligden Avrupa'ya' gazileri var. Ama Torreense'nin bu durumu, hem kupa sevinci hem de lig hüsranı, akıllara kazınacak cinsten. Futbolda mantık ararsan, kafayı yersin arkadaş!