Eee ne oldu abi, Galatasaray'ın şu meşhur 10 numara arayışı? Hani başta Bernardo Silva vardı falan... Valla bizimkiler de bir heveslendiler, 'Tamamdır, Guardiola'nın yadigarı geliyor!' diye. Ama Portekizli abimizin '3 yıl için bana bir 50 milyon Euro falan bağlayın' demesiyle bizimkilerin gözü fal taşı gibi açıldı tabii. Sanki kasamızda altın madeni var da, gel de al diye bekliyoruz! O kadar parayı kimse vermezdi zaten, herhalde adam Avrupa'da kalmak istemiş de kılıf uydurmuş, ne bileyim ben.
Neyse ki tez zamanda ayaklarımızı yere bastık, 'Bernardo Silva uçtu, kusura bakmayın' dedik herhalde. Sonra ne mi oldu? Hemen 'strateji değişikliği' adı altında yeni bir plan devreye girdi: Gençlere yatırım! Hop, listenin başına Can Uzun yazıldı. Frankfurt'taki genç yetenek, sağda solda oynuyor, gol de atıyor asist de yapıyor, fena değil. Eeee, ne kadar diyeceksin? 'Biz bir 40-45 milyon Euro bekleriz' demiş Almanlar. Silva'nın 50'sinin yanında 'daha makul' geliyor insana değil mi? Ama yine de kolay para değil yani, öyle çerez parası da değil.
Şimdi Okan Hoca da beğeniyormuş Can'ı, normaldir. Genç, yetenekli oyuncuya kim hayır der? Ama bu 40-45 milyonluk bonservisi de öyle çatır çatır vermeyi düşünmüyorlardır herhalde. İşte şimdi o 'pazarlıklar başlayacak', 'daha uygun şartlar aranacak' safhasına geçtik. Bakalım bu transfer 'bomba' mı olacak, yoksa 'şimşek çaktı geçti' mi diyeceğiz sonunda. Galatasaray'ın 10 numara serüveni, bir dram, bir komedi, bir de bol bol sıfırlı bir bütçe belgeseli tadında devam ediyor anlayacağın!