Arkadaşlar, bu transfer haberleri de insanı resmen 'loop'a sokuyor. Hani geçenlerde Altay Bayındır'ı Beşiktaş'ın kalesine çoktan dikmiş, hatta forma numarasını bile "1" olarak kafamızda tescillemiştik, öyle değil mi? Meğer bizim Kartallar, yine bizi mat etmek için sinsi bir plan kurmuşlar! Altay Altay diye konuşurken, hop! Sahneye bambaşka bir aktör çıktı, Beşiktaşlılara "sürpriz sonlu film izletiyorlar" dedirtti.
Efendim, meğer siyah-beyazlılar, Ersin Destanoğlu'nun geleceği "belirsiz" (!) olduğu için kaleye takviye arayışındayken, Arjantinli file bekçisi Agustin Rossi ile prensipte anlaşmış. "Prensipte anlaşma" ne demekse artık, genelde sonu hayra alamet olmaz bu işlerin. Ama durun, bitmedi! İşin komik tarafı, 30 yaşındaki Rossi'nin transferi, eski hocası Filipe Luis'in Beşiktaş'a "tamam ben geliyorum" demesine bağlıymış. Yani kaleci transferi için önce hocayı ikna etmeniz lazım. Sanki Rossi, Filipe Luis'in yanından ayrılmak istemeyen kedisi mübarek! Bu ne yaman çelişki anne?
Peki bu Agustin Rossi nasıl bir abimiz? Flamengo formasıyla bu sezon 30 maça çıkmış, kalesinde 29 gol görmüş. Yani neredeyse maç başına bir gol! Ama hakkını yemeyelim, 10 maçta da kalesini gole kapatmış. E, kalan 20 maçta da yememiş mi, ne diyelim? Valla bu istatistiklerle Beşiktaş'ın kalesini emanet etme cüretini gösteren yönetime de alkış! Ne diyelim, Beşiktaş'ta "kaleye Arjantinli mi lazım, buyurun" demişler galiba. Hadi bakalım, bu karmaşık "Hoca gelirse kaleci de gelir" denklemi nasıl çözülecek, merakla bekliyoruz.