Arkadaşlar, ne diyelim? Trabzonspor resmen 'nasıl transfer yapılır, nasıl para kazanılır' dersi vermeye başladı millete. Sezon başında Cercle'den 5 milyon euroya aldıkları Felipe Augusto diye bir kardeşimiz vardı ya hani? Hah, o bizim Karadeniz'in havasına suyuna doyamadan, Zenit denen Rus devi kapıyı çalmış, 'Bu çocuğu bize verin, ne istiyorsanız vereceğiz!' diye. E, bizimkiler de nazlana nazlana 'Tamam bakalım, oturup bi konuşalım' demişler.
Oturmuşlar konuşmuşlar da, gelen teklif ne biliyor musunuz? Tamı tamına 18 milyon euro! Şaka mı bu? 5'e al, 18'e sat. Hadi bakalım, buyur buradan yak! Resmen yüzde 260 kâr, bu futbol mu ticaret mi belli değil. Hani bizimkiler hep ağlar ya 'Transferde bizi kazıklıyorlar' diye, bu sefer kendileri tam bir kazıkçı gibi davranmış, helal olsun! Felipe kardeşimiz de ne yapsın? 'Zenit'in parası da iyi, Rusya'nın soğuğuna katlanırız' demiş herhalde, transfer de pek sıcak bakıyormuş.
Şu an ödeme şartlarıymış, sonraki satıştan paymış falan filan diye son detayları konuşuyorlarmış. Sanki 18 milyon euro azmış gibi, hala daha ne koparırız derdindeler, tipik bizim kulüpler! Ama hakkını vermek lazım, eğer bu transfer gerçekleşirse, Felipe Augusto, Trabzonspor tarihinin en pahalı üçüncü satışı olacakmış. Yani anlayacağınız, bu işler böyle yürüyor arkadaşlar; alıyorsun, parlatıyorsun, sonra da üç katına satıp kasayı dolduruyorsun. Darısı diğer Anadolu kulüplerinin başına diyelim!