Efendim, yine bir transfer dönemi klasiğiyle karşınızdayız! Hani Beşiktaş sezon başında büyük umutlarla Cagliari'ye kiraladığı genç golcü Semih Kılıçsoy vardı ya? İşte o, geri döndü. Şaka maka değil, İtalyan ekibi o 12 milyon avroluk opsiyonu kullanmayıp "Alın Semih'inizi, biz almıyoruz" demiş. Vallahi şaşırdık mı? Pek değil. Zaten kaç oyuncumuz orada kalıcı olabildi ki son yıllarda? Hoş geldin Semih, biz seni özlemiştik ya da biz seni hiç göndermemiştik? Durumu biraz karışık.
Ama durun, asıl bomba şimdi geliyor! Bizim Semih, İtalya macerasını (ki 25 maçta 4 gollük performans sergilemiş, yani öyle aman aman bir destan yazmamış) tamamlar tamamlamaz geleceğiyle ilgili kararını da vermiş: Beşiktaş'ta devam etmeyi düşünmüyormuş! Ne de olsa Avrupa toprağını bir kokladı, şimdi 'Ben buralara ait değilim, benim gönlüm çifte standartta, ay pardon, Avrupa'da' diyor. Menajerleri de hemen kolları sıvamış, Avrupa'da takım arayışına girmiş. Hayırlısı olsun diyelim, belki 4 golle kapılar bir bir açılır kendisine, kim bilir?
Gelgelelim, Transfermarkt'a göre piyasa değeri 13 milyon avro olan bu genç yeteneğin Beşiktaş'la daha iki yıl sözleşmesi bulunuyor. Yani öyle 'Ben Avrupa'ya gidiyorum' demekle olmuyor bu işler canım. Beşiktaş'ın kasasına bir de 'gitme parası' girmesi lazım, öyle bedavaya yolcu etmezler herhalde. Şimdi top Beşiktaş'ta. Ya ikna edip takımda tutacaklar, ya da 'Avrupa sevdası'nı paraya çevirecekler. Hadi bakalım, bu düğüm nasıl çözülecek, merakla bekliyoruz. Bizim yorumculuk mesleği de böyle işte, oturup herkesin transfer kararlarını izleyip gülüyoruz.