Arkadaşlar, duyanlar duymayanlara söylesin; Premier Lig'de öyle bir final haftası yaşandı ki, insan 'Bu nasıl bir akıl tutulması?' demekten kendini alamıyor. West Ham United, ligin son haftasında Leeds United'ı evinde 3-0 gibi net bir skorla mağlup etti. Hani dersin ki, 'Oh be, rahatladılar!' Ama ne rahatlaması... Bu 'zafer', kendilerini Premier Lig'in dışına atmaktan başka bir işe yaramadı. Resmen 'ben kazandım ama yine de kaybettim' sendromunun dersini verdiler tüm dünyaya.
Goller de kimden geldi biliyor musunuz? West Ham adına ağları sallayan isimler Taty Castellanos, Jarrod Bowen ve Callum Wilson'du. Yahu bu West Ham nasıl bir takımmış, hem kendi aslanı (Bowen) hem de başka takımların golcülerinden (Castellanos ve Wilson gibi isimleri kadroda görmek, bence transfer döneminin en ilginç başarısı olabilir!) destek alıp maç kazanıyorlar. Premier Lig tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir kolektif başarı örneği, ligde kalmaya yetseydi şimdi heykelleri dikilmişti!
Ne yazık ki, bu olağanüstü galibiyet bile West Ham'ı 39 puanda bırakıp masanın altında tutmaya yetti. Çünkü o esnada Tottenham da Everton'ı yenince (bu ligin kendi içinde garip döngüleri var, biliyorsunuz), West Ham için Premier Lig defteri kapandı. Burnley ve Wolves'un ardından 'Premier Lig'e veda edenler' kulübüne son üye olarak katıldılar. Hayırlı olsun diyelim, yeni sezonda alt ligde biraz kafa dinlerler, belki de yeni 'büyük' transferlerle geri dönüş planları yaparlar, kim bilir?
Şimdi gözler gelecek sezonda. Biliyorsun, Premier Lig'e yeni yüzler geliyor... Hadi Coventry ve Ipswich neyse de, Acun Ilıcalı'nın takımı Hull City de yeni sezonda Premier Lig'de boy gösterecekmiş! Bakalım bu 'yeni güçler', West Ham'ın boşalttığı heyecan koltuğunu doldurabilecek mi? Ya da West Ham gibi, kazanıp da ağlayarak mı veda edecekler, o da ayrı bir muamma.