Vay be, ne kadar da heyecanlı, ne kadar da soluk soluğa bir seçim süreciydi! Galatasaray camiası günlerdir bekliyordu bu anı; "Acaba kim başkan olacak?" soruları havada uçuşuyordu... Şaka şaka, hiç de öyle olmadı tabii. Son dakika gelişmesi olarak(!) Dursun Özbek, rakiplerini(!) sandıklara gömerek yeniden başkanlığa seçildi. Hem de ne "gömmek", resmen tek başına arenaya çıktı, kılıcını çekti, rakip diye kimseyi bulamayınca kendi kendini şampiyon ilan etti. Vallahi böylesi demokrasi şöleni Avrupa'da bile zor bulunur!
Eeee, tek aday olunca sonuç da belliydi tabii. Dursun başkanımız, 2079 kişinin "Evet, sensin, başka kimse olamaz!" nidalarıyla (?) yeniden koltuğa oturdu. Bir 2 yıl daha sarı-kırmızılı kulübü yönetecekmiş. Hani bizde teknik direktörler bile bu kadar uzun vadeli sözleşme yapamazken, başkanlık koltuğu adeta Dursun Özbek'in evim, yuvam dediği yer oldu. Belli ki Galatasaray'dan kopamıyor, ya da kulüp ondan... Bilemiyoruz artık, belki de gizli bir "Galatasaray'ı Sonsuza Dek Yönetecekler Derneği" üyesidir, kim bilir?
Zaten bu, Dursun Bey'in üst üste üçüncü kez başkanlık koltuğuna gelişi. Anlaşılan o ki, "koltuk sevdası" diye bir laf varsa, Dursun Özbek bu lafın sözlükteki karşılığı olmaya aday. Ya da belki de kimse onun kadar iyi yapamayacağını düşündüğü için meydanı boş bıraktı. Her ne olursa olsun, Galatasaray önümüzdeki iki yıl daha tanıdık bir yüzün liderliğinde, "rakipsiz başkanlık" konseptiyle yoluna devam edecek. Bakalım bu "tek tabanca" başkanlık döneminde bizi ne gibi sürprizler bekliyor? (Umarım sürprizden kastımız gol kaçırma rekorları olmaz!)