Arkadaşlar, toplanalım! Beşiktaş'ta bildiğiniz üzere bir 'yeniden yapılanma' rüzgarı esiyor. Hani Sergen Hoca gitti, eyvallah. Sonra futbolun başına Önder Özen geldi, 'gelmiş geçmiş en iyi futbol aklı' nidalarıyla, ona da eyvallah. E şimdi ne oldu? Sanki sadece hoca ve transfer aramıyormuş bu Önder Hoca, kalede de yıllardır süregelen bir muhabbet varmış, onu da masaya yatırmışlar! Belli ki Sergen'in ardından boşalan koltuk kadar, boşalacak kaleler de varmış takımda.
Gelelim bombaya: Ersin Destanoğlu! Hani şu 'geleceğin kalecisi' diye yıllardır konuştuğumuz, 'aman sakın satmayın' diye diller döktüğümüz genç eldiven. Meğer sözleşmesi bitiyormuş ve kendisi 'düzenli forma giyeceği bir takım' arıyormuş. Ya arkadaş, bu sezon 32 maç oynamışsın, daha ne kadar düzenli oynayacaksın? Herhalde 'kalede ben varsam başkası olmayacak' diye bir şartı var. Beşiktaş da anlaşılan 'yeter artık Türk kaleciye şans verdik, bir de yabancı rüzgarı estirelim' kafasına girmiş. Ersin'e Avrupa'dan teklifler varmış, hayırlısı olsun ne diyelim. Belki de gitmek en hayırlısıdır hem ona hem takıma, kim bilir?
Zaten bu Ersin'in ayrılık iddiaları, her sezon yayınlanan ama bir türlü final yapmayan diziler gibiydi. 'Bu hafta kesin gidiyor', 'Yok canım, kalır' derken ömrümüz geçti. Ama anlaşılan bu sefer gerçekten son perdeye yaklaşıyoruz. Bu sezonki performansına gelince; 32 maçın 10'unda gol yememesi takdire şayan ama diğer 22 maçta kalesinde gördüğü 34 gol de, 'acaba biraz daha mı düzenli oynamalıydı?' dedirtiyor insana. Şimdi top Ersin'deymiş, birkaç hafta içinde kararını açıklayacakmış. Ben olsam şimdiden eşyaları toplamaya başlardım, ne olur ne olmaz. Yeni kaleci gelince 'benim yerim mi orası?' diye sormayalım sonra!