Vay arkadaş, ne yapsan yaranırsın! Hani bu işler geçiciydi, ara çözümdü? Geçtiğimiz ocak ayında 'kurtarıcı' etiketiyle Manchester United teknik direktörlük koltuğuna oturan Michael Carrick abimiz, şimdi bakıyorum sözleşmeyi 2028'e kadar uzatmış. Resmen 'Bir kez daha teknik direktör aramayacağız' manifestosu bu! United'ın o bitmek bilmeyen teknik direktör arayışına bir son gelmiş oldu galiba, yoksa her ocak ayında yeni bir macera mı bekliyorlardı bilmem.
Adam geldi, ilk iki maçta Manchester City ve Arsenal'i devirdi, hoop 'Ayın Teknik Direktörü' ödülünü kaptı. Helal olsun! Hani öyle süslü püslü taktik deha arayışları falan yok, dümdüz futbol oynattı gibi duruyor. Ama sonuç ortada: 16 maçta 11 galibiyet, bir de Şampiyonlar Ligi bileti. Eh, bu gidişle United'da topçuluk kariyeri yetmemişti, şimdi teknik direktör olarak da efsaneleşmeye devam edecek gibi görünüyor bizim Carrick.
Yeni sözleşmenin ardından Carrick'in duygusal konuşmasına kulak verdik tabii: '20 yıl önce buraya geldim, büyüyü hissettim, sorumluluk gurur veriyor, direnç, birlik, kararlılık...' Aman hocam, tamam, anladık. Sanki masal anlatıyor mübarek. O 'büyü' dediğin şey, bazen rakip kalecinin topu elinden kaçırması, bazen de VAR'ın sana çalışması olmasın? Şaka bir yana, adama koltuğu verdiler, o da boş çıkmadı. Umarım bu 'büyü' 2028'e kadar devam eder de, sonraki transfer dönemlerinde 'yeni hocamız kim olacak' diye başlıklar okumayız. Yoksa Kırmızı Şeytanlar'ın sabrı da bir yere kadar.