Duydunuz mu millet? Roberto Mancini, nam-ı diğer 'paranın yüzüne bakmayan adam', Katar'ın o bol kepçe 9 milyon euro'luk maaşını bir kenara itip, gözünü yeniden İtalya Milli Takımı'na dikmiş! Hem de ne pahasına? Sıkı durun, yıllık 2 milyon euro'ya 'evet' demeye hazır! Yahu bizim bakkal bile 7 milyon euro indirim yapmaz, adam resmen servet transferi yapıyor. Beşiktaş'la adı anıldığında 'aman ben Katar'ın sıcağında daha mutluyum' diyenler şimdi düşünsün, meğer adamın derdi sıcak değil, 'hayaller'miş. Neyse, bakkal demişken, Mancini'ye yakında 'indirimli ürünler reyonunda' falan rastlamayız umarım.
Şimdi efendim, bu büyük fedakarlığın altında ne yatıyor? Bildiğiniz üzere Mancini ağabeyimiz Katar'ın Al-Sadd takımında top koşturuyor (yani koşturmuyor, koşturuyor dedirtiyor). Ama gönül ferman dinlemezmiş, anlaşılan Katar'ın kumları, İtalyan makarnasının kokusuna ağır gelmiş. Ünlü haberci Nicolo Schira da 'Mancini'nin tek hayali yeniden milli takımın başında olmak' diye fısıldamış kulaklarımıza. Valla Schira abimiz doğru söylemiştir, 7 milyon euro'dan vazgeçmek öyle kolay değil, ya çok büyük bir aşk ya da gizli bir pasta tarifi peşinde olmalı.
Ama işler o kadar da kolay değil be Mancini! Zira senin gibi 'hayalperest' sadece sen değilsin. Masada Antonio Conte ve Max Allegri gibi iki kurt daha var. Yani başkan yeni seçilecekmiş, o da oturup düşünecek: 'Acaba 7 milyon euro'dan vazgeçen bu adam mı daha samimi, yoksa diğerleri mi?' Sanki futbolcu transferi değil de, 'yılın en büyük indirim kampanyası'nı seçiyorlar. Hadi bakalım Mancini, o 2 milyon euro'luk hayaline kavuşabilecek misin, yoksa Katar'ın güneşinde bir süre daha 'altın kafeste' kalmaya devam mı edeceksin? Merakla bekliyoruz, umarım bu kadar fedakarlıktan sonra milli takımın başında maç izlerken 'Alo, Al-Sadd benim maaşımı yatırdı mı?' diye telefonda konuşmazsın.