Hani bizde bir laf vardır ya, 'el elden üstündür, el kesesinden de...' İşte bu UEFA Avrupa Ligi finali de tam olarak öyle bir şey oldu bizim için. Aston Villa, İstanbul'da Freiburg'u 3-0 devirip kupayı kaldırınca, sevindik mi üzüldük mü belli değil. Adamlar kendi derdine derman buldu, bizim Galatasaray ve Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi hesaplarını altüst etti resmen! Premier Lig'e bir tane 'bonus' Şampiyonlar Ligi bileti verdiler zaten katsayı falan muhabbetinden, şimdi bir de Villa'nın bu kupasıyla işler iyice karıştı. Sanki zaten az hesap yapıyorduk...
Olayın özeti şu: Premier Lig'de sezonun son haftasında Villa, Manchester City deplasmanına gidiyor. Eğer oradan 1 puan falan koparır, ligi dördüncü bitirirse, o zaman Liverpool ya da Bournemouth'dan biri beşinci sıradan Şampiyonlar Ligi'ne gidecek. Yani İngiltere'den toplamda beş takım Şampiyonlar Ligi'ne katılmış olacak. Ama işin enteresan kısmı, eğer Villa o City maçında patlar da ligi beşinci bitirirse, işte o zaman UEFA'nın kafayı yediği nokta ortaya çıkıyor: Avrupa Ligi şampiyonluğuyla gelen bilet, sıralamada bir alta yani altıncı sıradaki takıma geçiyor! Böylece İngiltere'den tam altı takım Şampiyonlar Ligi'ne gidiyor. Vallahi bizim Federasyon bile bu kadar karışık kural yazamaz herhalde.
Şimdi gelelim bizim aslanların ve kanaryaların durumuna. Fenerbahçe, 2. ön eleme turunda Sturm Graz denen takımla kapışacak gibi duruyordu. Ama Villa dördüncü olursa, Graz denklemden çıkıyor, yerine Hearts veya Polonya ligi ikincisi geliyor. Sanki Hearts çok daha kolaymış gibi. Galatasaray'ın durumu daha da fantezi: Villa beşinci olursa, Premier Lig'den altıncı sıradaki takım da direkt Şampiyonlar Ligi gruplarına kalacağı için o kulüp (artık kim olursa, Liverpool, Bournemouth falan), Galatasaray'ın potansiyel rakibi oluyor. Yani bir yandan City'nin Aston Villa'yı yenmesi için dua ederken, diğer yandan Villa'nın kazanması için falan bir şeyler karıştırıyoruz herhalde. Futbol değil, resmen karmaşık bir denklem çözüyoruz her hafta.