Vay be, Sivasspor kongresi tam bir "ben bekliyordum, o bekliyordu, kimse gelmedi" senaryosuna sahne olmuş! Sivas Ticaret ve Sanayi Odası'nda Vali'den Belediye Başkanı'na, Emniyet Müdürü'nden Jandarma Komutanı'na kadar tam tekmil devlet erkanı ve delegeler toplanmış, masaya vurulmuş, alkışlanmış... Ee, ne olmuş? Başkan adayı mı? Yok! Sanki kongre salonu değil, "Kim Milyoner Olmak İster" stüdyosu, ama "Başkan Olmak İster" sorusuna kimse cevap verememiş. Resmen "kulüp yönetimi geçici olarak divan kuruluna devredildi" denmiş, yani topu taşa atmışlar, "Biz şimdilik bakıyoruz, siz bir aday bulun da gelin!" demişler gibi. Bu arada, bir başkanlık için bu kadar "önemli isim" bir araya gelip de aday çıkaramamak da, ne bileyim, "Sivas'a gel başkan ol, kimse olmuyorsa sen ol!" teklifini reddetmek gibi bir şey herhalde. Koltuk resmen bomboş kalmış, sanki üstüne "Dikkat! Zehirlidir!" yazısı asmışlar!
Şimdi Vali Bey çıkmış, "Sivasspor bu şehrin ortak sevdasıdır, birlik ve beraberliğimizin en güçlü sembolüdür" falan demiş. Güzel sözler, hepimiz altına imzamızı atarız da, bu birlik ve beraberlik koltuk boş kalınca mı başlıyor, yoksa koltuğa talip olan olmayınca mı bitiyor, insan şaşırıyor. Eski başkan Burak Özçoban'a da teşekkür edilmiş, o da haklı olarak "Abi şartlar götürmedi, transfer yasakları, bahis olayları, play-off'u 3-4 puanla kaçırdık" diye dert yanmış. Yani anlayacağınız, ortada bir enkaz var, herkes "Sivasspor candır, ciğerdir" derken, enkazı kaldırmaya kimse elini uzatmak istememiş. "Başarısıyla gururlanıyor, galibiyetleriyle seviniyoruz" denmiş, ama zor zamanında, elini taşın altına koymaya gelince ortada kimse kalmamış. İlginç bir "kenetlenme" tanımı bu.
E, haklılar da bir yandan. Transfer yasakları, maliyetli futbolculardan kurtulma derdi, üstüne Play-off'u kıl payı kaçır, kim ister şimdi o koltuğa oturup "ben varım" demek? Resmen "sıcak patates" oyunu gibi. Şimdi divan kurulu, yani kulübün "acil durum yedek lastiği" devreye girmiş. Ali Yavuz başkanlığında bir ekip, 15 gün içinde yeni bir olağanüstü kongre tarihi belirleyecekmiş. Bakalım, bu sefer cesur bir yürek çıkacak mı, yoksa "koltuk senin, hayır benim" demek yerine "koltuk senin, ama ben almıyorum" durumu devam edecek mi? Gözlerimiz ufukta, yeni bir başkan kahramanı bekliyor Sivas... Ya da en azından bir kahraman adayı! Kim bilir, belki Vali Bey'in o güzel "kenetlenme" çağrısı birilerini harekete geçirir de, "Ben Sivas'ı seviyorum, buyurun başkanlık ceketim!" diyen biri çıkar.