Eee, o da ne kadar sürsün ki? Pep Guardiola, hani şu 'nefes alsa şampiyon' adam, Man City macerasına son noktayı koyuyormuş sonunda. Yahu 10 yıl oldu, insan bir takıma anca bu kadar sadık kalır herhalde, sonra sıkılır. Kontratı bitmeden bir yıl önce 'yeter' diyen Pep, Aston Villa maçından sonra 'size ömür' diyecekmiş. Herhalde artık Şampiyonlar Ligi'ni de sıkıcı bulmuştur, başka bir gezegende kupa kaldırmanın yollarını arıyordur falan. Kim bilir, belki de 'Artık başka kupa kalmadı ki kazanalım' diye isyan etmiştir içten içe. Bu kadar başarı da adamı bunaltır sonuçta.
Peki kim mi geçiyor o devasa koltuğa? Hazır olun beyler, sahaların geri dönen yüzü: Enzo Maresca! Hani şu Guardiola'nın ekibinde bir ara taktik tahtasını silen, kahvesini getiren falan... Tamam, tamam, şaka yapıyorum. Ama doğru, City'nin 'bizim çocuk' kontenjanından bir isim geliyor. Athletic'e göre, Pep'ten sonra dümeni Maresca devralıyormuş. Yahu arkadaş, adam daha bu yılın başında Chelsea'den 'hoşça kal' dedi, dedikodulara göre de zaten City ile görüşmek için ayrılmış. Yani belli ki Chelsea'de 'ben bu kadarla yetinmem, benim hayalim Pep'in tahtı!' diye basmış istifayı. Akıllı adammış vallahi, yolu açık olsun.
Maresca, Leicester City'yi Premier Lig'e çıkarmış bir teknik direktör, yani öyle kenardan gelme biri değil. Parma'da da çalışmış, Guardiola'nın yanında da dirsek çürütmüş. Ama asıl soru şu: Guardiola'nın tüm notlarını kopyaladı mı, yoksa kendi özgün 'fırsatçı' futbolunu mu oynatacak? Man City için bu bir kumar mı, yoksa 'zaten sistem oturmuş, koy bir kukla o da idare eder' mi dediler? Göreceğiz, ama şimdiden diyorum: Guardiola'nın gölgesinde kalırsa vay haline! Yoksa City'ye yeni bir hava mı katacak, bekleyip göreceğiz. Ama bence o koltuk çoktan ısınıp soğumuştur, fazla kasmaya gerek yoktu.