Geçtiğimiz günlerde İlkay Gündoğan diye bir topçumuz var, bilirsiniz; hem topu iyi oynar, hem de arada bir ağzından öyle laflar çıkarır ki, memleketin gündemini değiştirir. Geçtiğimiz gün 'Eski takım arkadaşlarım beni aradı, Galatasaray'ı sordu' demez mi? O an hepimiz böyle bir durduk, düşündük: Kim ola ki bu şahsiyetler? Herhalde Şampiyonlar Ligi finalinden yeni çıkmışlar, 'Biraz da İstanbul'da top tepelim mi?' diyecekler sandık. Sosyal medya zaten anında kaynadı, herkes bir dedektifliğe soyundu.
Neyse efendim, bu sır perdesi sonunda aralandı, hem de öyle böyle değil, Sabah gazetesi olayı patlattı. Meğerse arayanlar Bernardo Silva ve Omar Marmoush'muş! Şimdi durun bir dakika. Bernardo Silva eyvallah, zaten G.Saray'ın aklını başından almış, nabız yokluyordu. Ama Omar Marmoush? Pardon ama, menajer George Gardi abimiz sağ olsun, ara transfer döneminde gündeme getirmiş kendisini. İlkay'ı arayan isimler arasında Marmoush'un olması... Hani insan 'Messi mi, Ronaldo mu acaba?' diye beklerken, bir anda 'Marmoush mu?' tepkisi vermesi normal yani. Demek ki o ‘dünya yıldızı’ tanımı biraz genişlemiş İlkay’ın lügatinde. Yoksa İlkay, 'Marmoush kim ya?' deyip kapattı da, biz mi yanlış anladık?
İlkay kardeşimiz de Tivispor'a ballandıra ballandıra anlatmış durumu: 'Çok isim vermeyeyim ama eskiden oynadığım arkadaşlar kulübü, camiayı, ligi sordu' diyor. Hatta devam edip, 'Galatasaray artık dünya futbolunda saygı gösterilen bir kulüp. Şampiyonluklar, üst üste dört sene şampiyonluklar, Şampiyonlar Ligi'ndeki turlar... Avrupa'da iz bırakıyoruz' diye de eklemiş. Şimdi İlkay haklı mı? Haklı. Galatasaray'ın Avrupa'da bıraktığı izler ortada. Ama işin enteresan yanı, bu izleri merak edip arayanlar listesinde bir tarafta Bernardo Silva, diğer tarafta Marmoush olunca, insan ister istemez 'Acaba bu 'izler' herkesi aynı derecede mi etkiliyor?' diye düşünmeden edemiyor. Belki de bir gün gerçekten o 'çok isim' dediği listede Messi'yi de görürüz, kim bilir? O zamana kadar 'Marmoush da sordu' diye teselli bulacağız artık.