Evet arkadaşlar, sonunda beklenen an geldi çattı! Süper Lig'i adeta tekeline alıp şampiyon bitiren sevgili Galatasaray'ımız, Avrupa'nın o meşhur, bol paralı, bol yıldızlı organizasyonu Şampiyonlar Ligi'ne direkt katılımcı olarak adını yazdırdı. 'Yeni format, yeni macera' diyorlar ama bizim için değişen bir şey yok gibi; yine Avrupa'nın en dişli takımları aslanımızın karşısına dikilecek. Hani sanırsın özel seçilmişler, 'Galatasaray buraya geldi, bir hoş geldin maçı yapalım' diye... Hoş geldin mi dedik, yoksa 'hodri meydan' mı, orasını maçlar başlayınca göreceğiz. Ama şimdiden söyleyeyim, o 'hoş geldin' diyenlerin sayısı pek az olacak gibi!
Şimdi efendim, bu yeni formatın güzelliği (!) şu ki, Galatasaray'ın karşısına çıkacak muhtemel rakipler listesi şimdiden netleşti. Tam 23 tane öyle 'hafif rakip' demeye dilimizin varmayacağı takım var bu listede. Sanki UEFA 'Haydi Galatasaray, şimdi kendini kanıtla bakalım' demiş de, listeye sadece crème de la crème'i koymuş. İngiltere'den Arsenal'inden Manchester City'sine, İspanya'dan Real Madrid'inden Barcelona'sına kadar kim varsa artık, hepsi 'biz de buradayız' diye bağırıyor. Hani bizim ligde 'kolay maç' diye bir şey yok diyoruz ya, Avrupa'da 'ortalama rakip' bile rüyalarımızı süsleyecek cinsten. İşin garibi, listede Portekiz'den Porto, Çekya'dan Slavia Prag gibi 'nispeten' daha bilindik, daha 'idare eder' denilebilecek isimler bile, 'Acaba bunlar da mı uzay takımı oldu?' dedirtiyor.
Aston Villa'sı, Atletico Madrid'i, Inter'i, Napoli'si... Bunlar yetmediyse, PSG'si, Bayern Münih'i, Borussia Dortmund'u da cabası! E tamam, Hollanda'dan PSV, Feyenoord falan da var, hani 'nefes alma molası' olur diye mi koydular bilemiyorum ama onlar da boş takım değil. Ukrayna'dan Shakhtar Donetsk bile 'Ben de buradayım' diyor, sanki biz de 'Aaa Shakhtar mı, ne güzel!' diye sevineceğiz. İşin özeti: Galatasaray, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde tam bir 'görevimiz tehlike' modunda olacak. Rakip arayışına çıkan scout ekibine şimdiden acıyorum, çünkü hangi köşeye dönseler bir devle karşılaşacaklar. Umarım şimdiden kalecinin parmak uçları, forvetin şut pası, defansın kademe anlayışı tam gaz çalışmaya başlamıştır, çünkü Avrupa'da 'merhaba' demeye bile fırsat vermeyecekler gibi duruyor!