Fenerbahçe’de seçim rüzgarları eserken, başkan adaylarından Hakan Safi de sahneye çıktı ve kulakların pasını silen vaatler sıraladı. Hani o klişe laf vardır ya, 'Fenerbahçe kimseye borçlu değil, biz Fenerbahçe'ye borçluyuz' diye, işte Safi de tam oradan girdi konuya. Yani anladınız, kimse kendini kulübün üstünde görmeyecekmiş, kahramanlık taslamayacakmış. E iyi, Allah arttırsın. Çünkü biliyorsunuz, bu kulüplerde 'ben yaptım, ben ettim'cilerden çok çektik biz, bir de üstüne "Fenerbahçe'nin sahibi gibi davranmayacak" denmiş ki, sanki bugüne kadar bazıları apartman dairesi almış gibi takılıyordu, değil mi? Neyse, hayırlısı olsun diyelim.
Gel gelelim asıl bombaya: Sayın Safi, sahanın içerisinde "en iddialı kadroyu kuracağız" diye yemin billah etti. Yetmedi, "tarihin en değerli kadrosunu kuracağım" diye de üstüne basa basa ekledi. Şimdi iyi güzel de, herkesin aklında tek bir soru: "Kim abi bu isimler?" Safi de bu soruya hazırlıklı tabii, cevabı yapıştırdı: "Herkes isim bekliyor, zammı gelince açıklayacağız!" Yani anlayacağınız, transfer listesi henüz mühürlü kutuda, kutunun anahtarı da ya zamanda yolculuk eden bir kaplumbağada ya da Sayın Safi'nin cebinde. Belki de isimler o kadar değerli ki, henüz dünya kamuoyu buna hazır değil, kim bilir?
Şaka bir yana, vaatler gırla gidiyor. Saha içi, saha dışı, her alanda güçlü olacaklarmış, mücadele edecekler. Valla, bu kadar vaatle sanırsın ki Fenerbahçe'yi sadece futbol takımı olarak değil, uluslararası bir uzay programı olarak da yönetmeye talip olmuşlar. Tarihin en değerli kadrosu derken acaba kaç yıldızlı uzay mekiği pilotunu transfer etmeyi planlıyorlar çok merak ediyorum. Neyse, 6-7 Haziran'da kimin vaatleri gerçeğe dönüşme ihtimali daha yüksek göreceğiz. Biz de çayımızı alıp beklemeye devam edeceğiz tabii ki.