Dostlar, geçen hafta Premier Lig'de öyle bir maç izledik ki, sanırsın lig bitmiş, takımlar yaz kampına hazırlanıyor! Aston Villa, kendi evinde Liverpool'u ağırladı ve hani derler ya 'dörtden' yediler, aynen öyle oldu. Skor tabelası 4-2 olunca, insan merak ediyor, Liverpool'un savunma oyuncuları maçtan önce brunch'a falan mı takılmıştı acaba? Hani 'Kırmızılar' deriz, o gün saha kırmızı halı gibi serilmişti Villa'lı golcülere, buyurun geçin demişler resmen.
Villa tarafında goller şelale gibi aktı: Morgan Rogers açtı perdeyi, sonra Ollie Watkins 'ben de varım' dedi, hem de iki kere! Yetmedi, John McGinn de 89'da son noktayı koydu. Adamlar resmen 'buyurun, buradan yakın' dedi Liverpool savunmasına. Liverpool cephesine bakıyoruz, iki gol var ama kim atmış? Stoper Virgil van Dijk! Forvetler de herhalde o sırada çimleri seyrediyordu, ya da yeni sezon transfer dedikodularını takip ediyorlardı telefondan. Van Dijk'ın attığı goller, takım arkadaşlarının 'sen de olmasan...' diye iç çektiği cinstendi, yazıktır tek başına adam.
Bu gol yağmurunun ardından Aston Villa, puanını 62'ye çıkarıp 4. sıraya oturdu, hani derler ya 'oh be, Avrupa biletini kaptık mı?' diye. Liverpool ise 59 puanla 5. sırada kaldı. Yani şampiyonluk hayalleri, falan, onlar sanırım başka bahara, hatta belki de başka yüzyıla kaldı Kırmızılar için, bu sonuçla daha da zorlaştı işleri. Şimdi Villa'yı Manchester City gibi bir dev bekliyor deplasmanda, bakalım bu havayla o maçı da coşturabilecekler mi? Liverpool'un ise Brentford'la iç sahada maçı var. E artık bari o maçta forvetler de bir zahmet gol atsın da Van Dijk tek başına kahramanlık yapmak zorunda kalmasın, ayıptır.