Transfer piyasasının en nazlı, en 'acaba nereye gitsem?' tayfasından Bernardo Silva'dan nihayet bir ses geldi. Hani şu, bizim Cim Bom'un kesenin ağzını sonuna kadar açıp 'Gel aslanım, gel kaplanım!' diye teklif yağdırdığı Portekizli yıldızımız varya? İşte o, geleceğiyle ilgili ağzını araladı. Barcelona'lar, Juventus'lar havalarda uçuşurken, iddialara göre Avrupa'nın en kallavi teklifini kim yapmıştı? Tabii ki cebi delik Galatasarayımız! Ama gelin görün ki, bazen para pul, bebek sesi karşısında pul oluyor.
The Athletic'e dert yanan Bernardo, 'Rekabetçi hissedeyim, en üst seviyede oynayayım, bir de ailem mutlu olsun' demiş. Hah işte zurnanın zırt dediği yer burası. Zira 3 yaşına giren kızı, bir de yolda olan ikinci çocuğuyla tam bir 'babacan' moduna girmiş abimiz. Yani şimdi sorarım size, Galatasaray'ın 'en üst seviyesi' bizim lig miydi, yoksa 'aile saadeti' dediği şey Bebek Parkı'nda pusetle gezinmek falan mıydı? Vallahi tam da Cim Bom taraftarının 'Bizim burası aile kulübü değil miydi zaten?' diye isyan edeceği dakikalar.
Adamın kafasında bir 'tercih' varmış ama söylemiyor, ayıp olmasın diye herhalde. 'Gerçekten nerede olacağımı ben de bilmiyorum' diyerek de tam bir şovmen edasıyla ortalığı karıştırıyor. Şu an tek derdi son maçlarının tadını çıkarmakmış, aman ne kadar da duygusal! Menajerine de 'Aston Villa maçından sonra 25'inde konuşuruz' demiş. Yani anlayacağınız, bizim cömert teklif, anlaşılan o ki puset ve bebek maması masraflarının yanında biraz sönük kaldı. Galatasaray taraftarı ise yine 'Acaba o tercih biz miyiz?' diye umut kırıntılarına tutunarak yeni bir 'Silva geliyor' destanı yazmanın eşiğinde.