Arkadaşlar, kahve hazır mı? Çünkü Rize'den öyle bir haber düştü ki, çaylarınız soğumadan anlatayım dedim. Çaykur Rizespor'umuzun başkanı İbrahim Turgut Beyefendi, 'olağanüstü' bir kongre kararı almış. Yani öyle sıradan bir kongre değil, masalara vura vura, belki biraz da Karadeniz şivesiyle 'yeter gari!' nidalarıyla alınan cinsten. N'oldu, çaylar mı demlenmedi yoksa stadyumda gol sesleri mi az geldi, bilinmez. Ama işte, Rize'de yeni bir sayfa açılıyor, ya da en azından sayfayı çevirmeye karar vermişler.
Başkan Turgut, bu kararı alırken öyle laflar etti ki, sanırsın ülkenin kaderi belirleniyor, değil bir futbol kulübünün kongresi. 'Kulübün değerlerini korumak, Rizespor'u daha güçlü yarınlara taşımak' falan filan... Hani hep derler ya, bu 'güçlü yarınlar' hep gelecek, ama bir türlü bugüne gelmez. Bir de işin içine 'Karadeniz'in ruhunu, Rize'nin duruşunu ve milletin mücadele azmini' katmış ki, vay anam vay! Rizespor maçı izlerken sırtınızda ülkenin tüm yükünü hissetmeniz gerekiyormuş meğer. Yani anlayacağınız, Rize'de sadece top oynamıyorlar, milli mücadele veriyorlar sahada!
Tabii bu kadar büyük misyonun ardından başkanımız, 'herkes sağduyu ve birlik içerisinde hareket etsin' ricasında bulunmuş. Genelde bu laflar, gemi batarken veya yeni kaptan gelirken söylenir, malumunuz. Bir de öyle bir mesaj var ki, siyasete hafiften bir göz kırpma da ihmal edilmemiş; 'Cumhurbaşkanımızın hizmet anlayışını örnek aldık, emrinde ve destekçisi olmaya devam edeceğiz' demiş. Neyse, konumuz siyaset değil, futbolun o büyülü, entrikalarla dolu dünyası... Sonunda da yeni gelecek başkana 'hayırlı olsun, başarılar' dileyip, her zamanki gibi yöneticisinden taraftarına kadar herkese teşekkür ederek veda etmiş. Ne diyelim, Rize'de sular durulana kadar çaylar demlenmeye devam eder herhalde. Yeni gelene de Allah kolaylık versin, o 'milli mücadele'yi sürdürmek kolay iş değil!